FOR DOING in Turkish translation

[fɔːr 'duːiŋ]
[fɔːr 'duːiŋ]
yaptığın için
to do
to make
to build
to perform
to conduct
have
for surf
iş için
for the job
for work
for business
to do
thing
yaptigin icin
for doing
yaptigim icin
for doing
yaptığım için
to do
to make
to build
to perform
to conduct
have
for surf
yaptığı için
to do
to make
to build
to perform
to conduct
have
for surf
yapmak için
to do
to make
to build
to perform
to conduct
have
for surf

Examples of using For doing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tom will be mad at us for doing this.
Tom bunu yaptığımız için bize kızacak.
You shouldn't have to pay for doing the right thing.
Doğru şeyi yapman için ödeme yapmana gerek yok.
Men have enslaved each other… since they invented gods to forgive them for doing it.
İnsanlar bunu yaptıkları için affedilmek uğruna tanrıları icat ettiklerinden beri birbirlerini köleleştirdi.
She must have reasons for doing that!
Bunu yapması için bir nedeni olmalı!
Thank you again for doing that, Mr. Monk.
Yaptıkların için tekrar teşekkürler, Mr. Monk.
Can't say I blame them for doing that.
Bunu yaptıkları için onları suçlayamam.
And I curse Ariadni and that perv Stefanos for doing this.
Bunu yaptıkları için Ariadni ile Stefanos hıyarına lanet olsun.
Tom got mad at us for doing that.
Tom onu yaptığımız için bize kızdı.
Do all guys in my position hate themselves for doing this?
Benim yerimde olan herkes yaptıkları için kendilerinden nefret ediyorlar mı?
Thanks for doing this for Mom.
Annem için yaptıklarına minnettarım.
You're going to pay us for doing Wayne's World?
Wayneın Dünyasını yaptığımız için bize para mı ödeyeceksin?!
Thanks for doing that for Tom.
Onu Tom için yaptığın için teşekkürler.
There's no need to congratulate us for doing what is our job.
İşimizi yaptığımız için bizi kutlamanıza gerek yok.
We're so crazy for doing this.
Bunu yaptığımız için deli olmalıyız.
Thanks for doing this, Dad.
Bu yaptıkların için teşekkürler, baba.
Jane, thank you so much for doing all this.
Jane, yaptıkların için çok teşekkürler.
But that could also be taken as an excuse you make for doing nothing.
Ama bu, hiçbir şey yapmamak için uydurduğun bir bahane olarak da sayılabilir.
Thanks for doing all this.
Yaptıkların için teşekkür ederim.
I can't blame him for doing what evolution has equipped him to do..
Evrimin, kendisini yapması için donattığı şeyi yapıyor olması yüzünden onu suçlayamam.
She's a tyrant who punishes children unjustly for doing hilarious pranks.
Çocukları harikulade şakalar yaptıkları için haksız yere cezalandıran bir zalimdir.
Results: 1049, Time: 0.0772

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish