FOR INDEED in Turkish translation

[fɔːr in'diːd]
[fɔːr in'diːd]
çünkü
because
cos
indeed
gerçekten
really
actually
truly
real
indeed
seriously
honestly
literally
genuinely
verily
şüphesiz
indeed
surely
verily
no doubt
lo
certainly
undoubtedly
truly
clearly
doubtless
doğrusu
indeed
surely
verily
honestly
actually
in fact
lo
truth
well
but
şüphe yok
indeed
surely
verily
no doubt
lo
no wonder
no question
undoubtedly
assuredly
there's no doubt
zira
because
indeed
surely
kuşkusuz
doubt
suspicion
question
distrust
cynical
are skeptical
cynicism

Examples of using For indeed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Allah said,"Then get out of it, for indeed, you are expelled.
Dedi ki:'' Öyleyse ondan( cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın.
Except from their wives or those their right hands possess, for indeed, they are not to be blamed.
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar( bunlardan dolayı) kınanmazlar.
And do not eat of that upon which the name of Allah has not been mentioned, for indeed, it is grave disobedience.
Üzerine Allahın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır.
for Allah], is the decision whether He should[cut them down] or forgive them or punish them, for indeed, they are wrongdoers.
onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir.
Except from their wives or those their right hands possess, for indeed, they are not to be blamed.
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.
Except for those who repent thereafter and reform, for indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
Ama bu iftira suçundan sonra tövbe edip halini düzeltenler bu fâsıklık damgasından kurtulurlar. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir.
And be patient,[O Muhammad], for the decision of your Lord, for indeed, you are in Our eyes.
Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin.
And be patient,[O Muhammad], for the decision of your Lord, for indeed, you are in Our eyes. And exalt[Allah]
Rabbinin hükmü gerçekleşinceye kadar sabret sen gözlerimiz önündesin
Thus was Joseph shown a sign from his Lord that We might avert from him all evil and indecency, for indeed he was one of Our chosen servants.
Eğer Rabbinin bürhanını görmeseydi o da kadına meyledecekti. İşte böylece Biz fenalığı ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için bürhanımızı gösterdik. Çünkü o, Bizim tam ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.
Except for those who repent thereafter and reform, for indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
Ancak bundan sonra tevbe eden ve salihçe davrananlar hariç. Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
For indeed if they are driven out they go not out with them,
Çünkü, o Yahudiler yurtlarından çıkarılırsa, bu münafıklar onlarla beraber çıkmazlar
then fight the leaders of disbelief, for indeed, there are no oaths[sacred]
o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur;
then fight the leaders of disbelief, for indeed, there are no oaths[sacred] to them;[fight them that] they might cease.
o zaman küfrün elebaşlarını öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur.
a dead animal or blood spilled out or the flesh of swine- for indeed, it is impure- or it be[that slaughtered in] disobedience, dedicated to other than Allah.
domuz eti -ki bu gerçekten murdardır- ya da Allahtan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulmuyorum.
blood spilled out or the flesh of swine- for indeed, it is impure- or it be[that slaughtered in] disobedience, dedicated to other than Allah.
yahut domuz etiki bu gerçekten pistir yahut Allahtan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır.
And do not eat of that upon which the name of Allah has not been mentioned, for indeed, it is grave disobedience.
Allahın adı anılarak kesilmeyen hayvanları yemeyin ve şüphe yok ki kötülüktür bu ve şüphe yok ki Şeytanlar, sizinle çekişmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar,
the flesh of swine- for indeed, it is impure-
pis olduğunda hiç şüphe olmayan domuz eti,
For indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir.
For indeed during the day you have drawn-out engagements.
Çünkü gündüz senin için uzun bir meşguliyet vardır.
For indeed during the day you have drawn-out engagements.
Çünkü gündüz, senin için uzun uğraşılar vardır.
Results: 6570, Time: 0.0847

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish