FOREIGN OFFICE in Turkish translation

['fɒrən 'ɒfis]
['fɒrən 'ɒfis]
dışişleri bakanlığı
dışişleri
dışişlerinin
yabancı bir ofise
yabancılar bürosunu
yabancılar ofisi

Examples of using Foreign office in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The British foreign office is a stickler for its own rules.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı kendi kuralları konusunda çok titizdir.
According to the Foreign Office, it's possible she's in some danger.
Dışişleri Bakanlığına göre tehlikede olma ihtimali var.
I need your Beijing report for the Foreign Office. Katharine.
Dışişleri Bakanlığı için Beijing raporuna ihtiyacım var. Katharine.
Do you want to get me and the Foreign Office in trouble?
Benim ve dışişlerinin başı derde girecek?
Is that the Foreign Office report?
Dışişleri Bakanlığı raporu mu?
And that's why the Austrian ambassador had been summoned summoned to the Foreign Office this morning.
İşte bu yüzden Avusturya büyükelçisi bu sabah Dışişleri Bakanlığına çağırıldı.
Katharine. I need your Beijing report for the Foreign Office.
Dışişleri Bakanlığı için Beijing raporuna ihtiyacım var. Katharine.
That and my visit to London to the Spanish embassy in the foreign office.
O ve dışişleri bakanlığındaki İspanyol büyükelçiye olan ziyaretim.
For the sake of maintaining harmony… between the Gestapo and the Foreign Office.
Gestapoyla, Dışişleri Bakanlığı… arasındaki uyumu bozmamak için.
The Foreign Office was very generous.
Dışişleri Ofisi çok cömertti.
Between the Gestapo and the foreign office. for the sake of maintaining harmony.
Gestapoyla, Dışişleri Bakanlığı… arasındaki uyumu bozmamak için.
A new intern from the foreign office.
Dışişlerinden gelen bir stajyer.
You might learn something, in exchange for a foreign office briefing?
Bir şeyler öğrenebilirsin, karşılığında da Dışişleri Bakanlığı brifingi alırım?
Foreign Office please, Spargo.
Dış işleri lütfen, Spargo.
In exchange for a foreign office briefing? You might learn something.
Bir şeyler öğrenebilirsin, karşılığında da Dışişleri Bakanlığı brifingi alırım.
I meant the foreign office.
Yabancı bürosunu kast ettim.
Foreign office first, let's surprise Anthony.
Anthonyye sürpriz yapalım. Önce dışişleri bakanlığı.
Merci. Foreign Office, please.
Mersi. Dışişleri ofisi lütfen.
Foreign office first, let's surprise Anthony.- Sir.
Anthonyye sürpriz yapalım. Önce dışişleri bakanlığı.
Only if you tell me why you left the Foreign Office.
Dışişleri Bakanlığından niye ayrıldığını söylemen şartıyla.
Results: 121, Time: 0.0522

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish