FRISK in Turkish translation

[frisk]
[frisk]
frisk
fisk
üst arama
aramayacağımı
to call
search
to seek
look
phone
lookin
frisk diye

Examples of using Frisk in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The insurance files that Leland Frisk kept. Watson and I were discussing.
Leland Friskin sakladığı sigorta dosyalarını Watsonla tartışıyorduk.
We're gonna finish what Frisk started.
Friskin başladığı işi bitireceğiz.
Watson and I were discussing the insurance files that Leland Frisk kept.
Leland Friskin sakladığı sigorta dosyalarını Watsonla tartışıyorduk.
You wanna come and frisk me?
Gelip benimle oynaşmak ister misin?
They gather, inspect and frisk them before they return to camp.
Kamplara dönmezden önce toplayıp, denetlediler ve üzerlerini aradılar.
And now… you can frisk me.
Ve şimdi sen üstümü arayabilirsin.
Better frisk him.
En iyisi üstünü arayalım.
Maybe I should come in and frisk some people.
Belki içeri girmeli Ve bazı insanlarla oynaşmalıyım.
Maybe I should come in and, uh, frisk some people.
Belki içeri girmeli ve, uh, Biraz insanlarla oynaşmalıyım.
Or better yet, frisk them.
Daha da iyisi onları ara.
Lane, you and Slattery frisk the Nips for grenades.
Lane, Slattery, Japonların üzerlerini arayın.
Then frisk the woman!
Kadını da arayın.
the occasional frisk.
ara sıra üst aramalar.
Now, you move in and frisk me.
Şimdi içeri gel ve beni ara.
What do you want to do, frisk us?
Ne yapmak istiyorsun, bizi aramak mı?
Go frisk yourself!
Git kendini ara!
Frisk them again.
Onu tekrar arayın.
Oh sure, frisk the foreign guy.
Oh tabi, yabancı çocuğun üstünü arayın.
Norman competes in the antivirus industry against Avira, BullGuard, F-Secure, Frisk, Kaspersky, McAfee,
Avira; BullGuard, F-Secure, Frisk, Kaspersky, McAfee,
And then framed Cal Medina for it? poisoned himself, You're saying the hit man, Leland Frisk.
Yani tetikçi Leland Frisk kendini zehirleyip suçu Cal Medinanın üstüne mi yıktı?
Results: 69, Time: 0.0456

Top dictionary queries

English - Turkish