GLOBAL WAR in Turkish translation

['gləʊbl wɔːr]
['gləʊbl wɔːr]
küresel savaşa
global war
global savaş
global war
dünya çapında savaş
küresel savaş
global war
evrensel bir savaşınız

Examples of using Global war in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Before one starts global war. What we need is to get all the other nations online.
Şu an yapılması gereken… dünya çapında bir savaş başlamadan bütün uluslarla iletişime geçmek.
Don't believe the visions I had about the Flashpoint, but… means death and destruction on a scale you cannot imagine. a truly global war Look, I know some of you.
Bakın, bazılarınızın… Flashpoint görülerime inanmadığınızı biliyorum… ama gerçek bir küresel savaş… hayal bile edemeyeceğiniz çapta ölüm ve yıkım anlamına gelir.
I know some of you don't believe the visions I had about the Flashpoint… but a truly global war means death and destruction on a scale you cannot imagine.
Gerçekten küresel bir savaş hayal edemeyeceğiniz bir ölçekte ölüm ve yıkım anlamına gelir. Flashpoint ile ilgili gördüğüm vizyonlara inanmıyorum ama.
Don't believe the visions I had about the Flashpoint, but… means death and destruction on a scale you cannot imagine. a truly global war Look.
Gerçekten küresel bir savaş hayal edemeyeceğiniz bir ölçekte ölüm ve yıkım anlamına gelir. Flashpoint ile ilgili gördüğüm vizyonlara inanmıyorum ama.
Into an global war 1.
Mahalle kavgasından Küresel savaş çıkaran.
One global environment now engaged in a global war.
Bir küresel çevre olayı, şimdi küresel bir savaş hâline geldi.
This is an alien invasion in a global war.
Bu, küresel bir savaşta uzaylı istilası.
You had just emerged from a global war.
Dünya savaşından yeni çıkmıştınız.
This is an alien invasion in a global war.
Bu uzaylı istilası dünya çapında bir savaştır.
Said I couldn't handle life without the threat of global war.
Dünya savaşı ihtimali olmayan bir hayat benim için manasızmış.
In the global war, Imperial Powers got others to do their fighting.
Dünya savaşında, imparatorluklar kendileri için savaşacak kaynaklara sahipti.
More than half of the Earth's population was killed off by nonnuclear global war.
Dünya nüfusunun yarısından fazlası küresel konvansiyonel bir savaş neticesinde yok olmuştu.
A global war on terror, we need to work closely with our allies.
Terörle küresel çapta savaşacaksak… müttefiklerimizle yakın çalışmalıyız.
For his part, Moisiu reiterated his country's commitment to the global war on terror.
Moisiu ise buna karşılık ülkesinin teröre karşı yürütülen küresel mücadeledeye bağlılığını yineledi.
I analyze big- picture data, present detailed strategies in the global war on terror.
Resmin bütünündeki bilgiyi analiz ederim evrensel savaştaki terörün ayrıntılı stratejilerini sunarım.
And there would be an explosion of regional conflicts, any one of which could send us toward global war.
Bölgesel çatışmalar had safhaya çıkar ve bunlardan herhangi biri de bizi küresel savaşa götürür.
But in July of 1943, in the midst of the global war, the Allies invade Sicily.
Fakat 1943 Temmuzunda dünya çapındaki bu savaşta Müttefikler Sicilyayı istila etti.
the United States and our other coalition allies in the global war on terrorism.
diğer müttefiklerimizle terörizme karşı omuz omuza küresel bir savaş veriyoruz.
You were short-sighted and they don't understand that the global war on terror can only be won by forces like ours.
İleriyi göremedin ve onlar küresel terörle olan savaşın ancak bizim kuvvetlerimiz gibi kuvvetlerle kazanılabileceğini anlamıyorlar.
That the global war on terror can only be won by forces like ours. You were short-sighted and they don't understand.
Ancak bizim kuvvetlerimiz gibi kuvvetlerle İleriyi göremedin ve onlar küresel terörle olan savaşın kazanılabileceğini anlamıyorlar.
Results: 203, Time: 0.0458

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish