GO DO SOMETHING in Turkish translation

[gəʊ dəʊ 'sʌmθiŋ]
[gəʊ dəʊ 'sʌmθiŋ]
gidip bir şeyler yapalım
git bir şeyler yap
gidip birşeyler yapalım
gitsin siz gidin buradan çok uzakta bir şeyler yapın
bir şeyler yapmaya gidersin

Examples of using Go do something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Go do something.
Gidip bir şeyler yapın.
I have to go do something. Everyone.
Gitmeliyim. Yapmam gereken bir şey var.
Hi.- I have to go do something.
Selam.- Bir şey yapmak için gitmem lazım.
Wanna go do something?
Yapmak ister misin? Merhaba, gidip bir şeyler.
You wanna go do something?
Raporunu tamamladıktan sonra bir şeyler yapmaya gitmek ister misin?
Wanna go do something?- Hello?
Merhaba, gidip bir şeyler yapmak ister misin?
Go do something!
Çıkın bir şeyler yapın yahu!
We should all go do something.
Hepimiz çıkıp bir şeyler yapması iyi olacaktır.
Go… go do something.
Gidin… gidin bir şeyler yapın.
I gotta go do something.
Gidip bir şey yapmam lazım.
What do you mean, go do something about it?
Ne demek gidip bir şeyler yapacaksın?
Hey, guys, so, Dad and I have to go do something.
Hey millet, Babanız ve benim gidip bir şey yapmamız gerekiyor.
You take this. I gotta go do something.
Sen bunu al, Gidip birşey yapmam gerekiyor.
Dad and I have to go do something. Hey, guys.
Hey millet, Babanız ve benim gidip bir şey yapmamız gerekiyor.
get off your arse and go do something about it.
kıçını kaldırıp bunun için bir şeyler yapmaya gidersin.
And go do something about it. Maybe you should stop being such a pussy and get off your arse Huh?
Belki bir amcık gibi olmayı bırakır ve kıçını kaldırıp Hıh? bunun için bir şeyler yapmaya gidersin.
I really very much do, but I have to go do something right now, and it can't wait.
Gerçekten çok isterim ama şu an gidip bir şey yapmak zorundayım ve bu çok acil bir şey..
Mm… After a couple of weeks of… I should put on some clothes, mopin' around the house, Mindy said… go do something.
Yüzümle evi süpürdükten sonra Mindy Birkaç hafta evde oturup üstüme bir şeyler geçirmemi, çıkıp bir şeyler yapmamı söyledi.
Mm… After a couple of weeks of… go do something. mopin' around the house, Mindy said… I should put on some clothes.
Yüzümle evi süpürdükten sonra Mindy Birkaç hafta evde oturup üstüme bir şeyler geçirmemi, çıkıp bir şeyler yapmamı söyledi.
Go do something.
Results: 221256, Time: 0.0563

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish