HABITABLE in Turkish translation

['hæbitəbl]
['hæbitəbl]
yaşanabilir
habitable
livable
there might be
survivable
happen
could
to live
the hydrofarm
viable
liveable
yaşama elverişli
yaşamsal
life
live
survival
vital
yaşanılabilir
habitable
survivable
living
livable
yaşanabilir hale getirmek için
yaşanabilir gezegen
habitable planets
yaşamaya elverişli
yaşam
life
live
survival
vital

Examples of using Habitable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Imaginary life-forms against what they knew of life, When scientists of the 21st century tested Sagan's they realized that the concept of a habitable zone had to be expanded.
Yüzyılın bilim insanları… Saganın hayali canlı türlerini… yaşam konusunda bildikleriyle karşılaştırdıkları zaman…'' yaşama elverişli bölge'' kavramının genişletilmesi gerektiğini fark ettiler. 21.
Although the habitable zone of such hot stars as Sirius
Her ne kadar sıcak yıldızlar, Sirius ve Veganı yaşamsal bölgeleri geniş olsa
The mere glimpse of a potentially habitable planet, well, i have to tell you, that raised an awful lot of interest. Because.
Iyi, sana söylemek zorundayım, bu çok büyük bir ilgi uyandırdı. Çünkü… potansiyel olarak yaşanabilir bir gezegenin sadece bir görüntüsü.
And launching them from the surface. To make it more habitable, we have begun 3-D Printing solar mirrors.
Ve yüzeyden başlattıktan. Biz 3-D Baskı güneş aynaları başladık daha yaşanabilir hale getirmek için.
Where there's the right combination of rocks and water and nutrients and atmosphere, you're going to create a I like to think that geology is destiny, habitable environment and something is going live there.
Kayaların, suların ve besinlerin ve atmosferin doğru kombinasyonuyla… yaşanabilir bir ortam yaratırsınız ve… bir şeyler orada yaşar.
In Poor Richard's Almanac, well, he suggests that it's the opinion of scientists that other planets are habitable, that there are beings on there.
Fakir Richardın Günlüğünde diğer gezegenlerin yaşamaya elverişli olduğu ve oralarda yaşayan canlılar olduğunu fikrinin diğer bilim insanlarının fikri olduğunu öne sürüyordu.
And nutrients and atmosphere, you're going to create a where there's the right combination of rocks and water habitable environment and something is going live there.
Kayaların, suların ve besinlerin ve atmosferin doğru kombinasyonuyla… yaşanabilir bir ortam yaratırsınız ve… bir şeyler orada yaşar.
And barely habitable celestial objects are drifting through the void just for you. Entire systems of steamy, lush globes.
Tüm buharlı sistemler, yeşil küreler… ve zar zor yaşanabilir gök cisimleri… sadece senin için boşlukta duruyorlar.
The closest we have come to a habitable solar system like our own This is the needle in the cosmic haystack but it's a chance encounter.
Bu, kozmik samanlıktaki iğne… Bulduğumuz, bizimkine en yakın, yaşamaya elverişli bir güneş sistemi.
This is the needle in the cosmic haystack… the closest we have come to a habitable solar system like our own… but it's a chance encounter.
Bu, kozmik samanlıktaki iğne… Bulduğumuz, bizimkine en yakın, yaşamaya elverişli bir güneş sistemi.
needle in a haystack, the closest we get a solar system habitable like ours.
bizimkine en yakın, yaşamaya elverişli bir güneş sistemi.
We reside in our star's habitable zone, but it is moving outwards at the rate of about three feet per year.
Yıldızımızın yaşama elverişli bölgesinde bulunuyoruz… fakat bu bölge yılda bir metre dışarıya ilerliyor.
I have waited patiently and make the Earth habitable for our people.
Worldkillerın yükselip… Dünyayı insanlarımız için yaşanabilir hale getirmesini bekledik.
Barely habitable.
Zar zor oturulabilir.
maybe even Earthlike temperatures, rendering them habitable.
Dünya sicakliginda, yasanabilir kilabilecegimiz gezegenler bulacagiz.
to start building this habitable wall, this very,
o aslında inşa ettirir ve bu yaşanabilir duvarları, bu çok çok uzun
Astrophysicist who proposed a narrow habitable zone based on climate studies, edited the influential book Extraterrestrials: Where are They
Yaşanabilir bölgenin ne kadar dar bir alan olduğunu açıkladığı kitabın yazarı Dünya Dışı Varlıklar:
Within this radius, which is coincidental with the red-dwarf habitable zone, it has been suggested that the volcanism caused by tidal heating could cause a"tidal Venus" planet with high temperatures
Kızıl cücelerin yaşamsal bölgesiyle rastlantısal olan bu yarıçap bünyesinde, gelgit ısınmaları tarafından neden olan volkanik faaliyetlerin'' Gelgitsel Venüs'' denilen,
First super-Earth in habitable zone===In April 2007, a team headed by Stéphane Udry based in Switzerland announced the discovery of two new super-Earths around Gliese 581, both on the edge of the habitable zone around the star where liquid water may be possible on the surface.
Yaşanabilir bölgede ilk dev Dünya ===Nisan 2007de Stephane Udrynin İsviçredeki bir grubu, Gliese 581 etrafında dönüp yaşanabilir bölgenin sınırında olan ve yüzeyinde su bulunabilecek iki yeni dev Dünya keşfetti.
from their parent star, as we do here on Earth- in other words- ten Earths within the habitable zone.
aynı miktarda enerji alıyorlardı. Başka bir deyişle yaşanabilir bölgede olan on dünya.
Results: 203, Time: 0.0626

Top dictionary queries

English - Turkish