HALLS in Turkish translation

[hɔːlz]
[hɔːlz]
koridorlarda
corridor
hallway
aisle
hall
passageway
salonları
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater
halls
holde
hall
hallway
hoi
holl
hall
hal
salonu
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater
koridorlarında
corridor
hallway
aisle
hall
passageway
koridorda
corridor
hallway
aisle
hall
passageway
koridorlar
corridor
hallway
aisle
hall
passageway
salonlar
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater
salonlarında
hall
saloon
gym
room
parlor
ballroom
lounge
indoor
parlour
theater

Examples of using Halls in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
These halls look smaller than they used to.
Koridorlar eskisinden daha küçük görünüyor.
My poor son is probably walking these halls right now frightened and intimidated.
Zavallı oğlum şu an koridorda, korkmuş ve endişeli bir halde yürüyor olmalı.
Mr. Deputy… other halls meet safety standards.
Diğer salonlar güvenlik şartlarını karşılıyor.
Between you and Atlantic City… there's about 27 pool halls.
Sen ve Atlantic City arasında yaklaşık 27 bilardo salonu var.
Slightly unsettling… a freshly fired Grayson employee lurking the halls of a subsidiary.
Biraz rahatsız edici yeni kovulmuş bir Grayson çalışanının alt kuruluşun koridorlarında gezinmesi.
Gentlemen, I need deck the halls, allegro, now.
Beyler, şimdi Deck the Halls, allegro.
Until the system has been fully tested, the halls will be patrolled after hours by attack dogs.
Sistem denenene kadar, koridorlar bekçi köpekleri tarafında korunacak.
NARRATOR: As boys, they played dance halls and pubs.
İlk gençliklerinde dans salonlarında ve barlarda çaldılar.
They walked through… these halls.
Bu koridorda yürüdüler.
Other halls meet safety standards.
Diğer salonlar güvenlik şartlarını karşılıyor.
Twenty-seven halls of learning and culture!
Yirmi yedi farklı öğrenim ve medeniyet salonu!
Walking through the halls of PBS. This must be how Carl Sagan felt.
Eminim Carl Sagan da böyle hissediyordu. PBS koridorlarında yürürken.
Deck the halls.
Deck the halls.
It is currently hosting the events of the community organizations at its conference and exhibition halls.
Günümüzde konferans ve sergi salonlarında topluluk organizasyonlarının etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.
Security guards all over the place checking ID. Locked halls, key cards.
Kapalı koridorlar, anahtar kartlar… her yerde güvenlik var, kimlik kontrolü yapılıyor.
The halls… of justice?
Adalet Salonlar… Gibi…?
Once, I roamed these halls like a king.
Bir zamanlar bu koridorda bir kral gibi dolaşırdım.
Arthur.- Commence… decking halls.
Arthur.- Güverte salonu başladı.
He bought from a dealer named Halls, out on the waterfront by WhitIey Docks.
Su kenarında, Whitley İskelesindeki Halls adlı satıcıdan almış.
But the clash of steel rings through the halls of Olympus, does it not?
Olimposun salonlarında çelik şakırtıları çınlar, değil mi?
Results: 458, Time: 0.0765

Top dictionary queries

English - Turkish