HAS ALREADY in Turkish translation

[hæz ɔːl'redi]
[hæz ɔːl'redi]
zaten
already
anyway
have
besides
anyhow
's
önceden
before
already
in advance
have
beforehand
previously
ahead
once
prior
ago
olduğunu çoktan
to be
to have
it must be so
to become
it's so much
it must have been
halihazırda
already
currently
at present
bile siz burada komite oluşturmaktan ve organize olmaktan
yeterince
enough
sufficiently
have
daha şimdiden
already
even now

Examples of using Has already in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Possibly, history has already been influenced by his bad back, sir.
Büyük ihtimalle tarih, onun sakat belinden zaten etkilenmiştir hocam.
As you suggested, my decision has already been made.
Söylediğin gibi hâlihazırda kararımı verdim.
Much blood has already been shed.
Zaten yeterince kan döküldü.
God has already planned everything out.
Tanrı, olması gerekeni çoktan planlamıştır.
This tribunal has already been far too lenient.
Bu mahkeme zaten çok fazla hoşgörülü olmuştur.
This has already been composed.
Bu daha önce bestelenmişti.
The war has already begun.
Savaş çoktan başladı. Svaş olmayacak.
Sang-jin has already been released.
Sang-jin zaten çoktan serbest bırakıldı.
Everyone has already arrived.
Herkes vardı bile.
You didn't mention yesterday this case has already been investigated.
Önceden araştırıIdığından bahsetmedin. Dün bu olayın zaten.
Everyone in this hotel has already been exposed.
Bu oteldeki herkes zaten maruz kalmıştır… o yüzden herkes aşı olmak zorunda.
We believe that the man responsible for Linda's disappearance… has already killed one woman.
Lindanın kaybolmasından sorumlu olan adamın daha önce bir kadını öldürdüğünü düşünüyoruz.
Indeed, the Large Hadron Collider has already shown us He's a genius.
Aslında, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı bize çoktan… karanlık maddenin var olabileceğini gösterdi.
Be quiet, the performance has already started! George,!
George, bi sus! Sessiz ol, gösteri çoktan başladı bile!
My husband has already left for work.
Kocam çoktan işe gitti.- Sağ ol.
No matter what you think, What? DeVoe has already thought of it?
Her ne düşünüyorsan DeVoe çoktan düşünmüştür. Ne var?
Place has already been foreclosed.
Yer var çoktan el konuldu.
Traffic has already begun to back up across the state.
Trafik zaten var eyaletin öbür ucundan geçmeye başladı.
The ritual has already begun. More inside.
İçeride daha çok var. Ayin çoktan başladı.
This letter has already been guessed.
Bu harf daha zaten denenmişti.
Results: 164, Time: 0.0608

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish