HAS SOME in Turkish translation

[hæz sʌm]
[hæz sʌm]
var
have
here
get
there's
's wrong
's the matter
bazı
some
certain
sometimes
other
bazılarına sahip
sorunlarını çözdüğüne ikna etti clay yerlilerden bazılarını
gereken birkaç
i have some
i'm doing some
we should off a couple of
a few things that needed
i just have a couple
biraz vardır
hastalari iyileçtirmeye gonul

Examples of using Has some in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Well, maybe Lorna has some answers.
Şey, belki de Lorna bazı cevaplar biliyordur.
Howard has some equipment for you to try.
Howard denemen için bazı ekipmanlar ayarladı.
Dr. Specs has some in his office.
Dr. Specsin ofisinde biraz var.
Rajesh, every family has some secrets… mthat are best kept hidden.
Rajesh, her ailenin sırları vardır gizli tutması gerekir.
The idea has some merit, but why must we wait that long?
Bu fikrin olumlu yanları var, ama neden o kadar bekleyelim?
The guy has some sports clients-- baseball, soccer, hockey.
Adamın sporcu hastaları var. Beysbol, futbol, hokey.
Very quickly realise, this has some life saving handling ability.
Çabuk farkına varmak hayat kurtarmaya yardımcı oluyor.
Stan, this museum has some great exhibits.
Stan, bu müzede gerçekten güzel sergiler var.
Cole has some serious work to do.
Coleun yapması gereken ciddi işleri var.
Like storks, the male has some DIY to do.
Leylekler gibi kırlangıç erkeklerinin de işi var.
He has some.
Onda biraz var.
Thad has some things he's gonna tell you.
Thadin sana söylemek istediği bir şeyler var.
Daddy has some things that he has to do- very, very important things.
Babanızın yapması gereken işleri var. Çok, çok önemli işler.
Ensign Ro has some things to talk to you about.
Teğmen Ronun sizinle konuşacakları var.
Ron has some serious dirt on me.
Ron benimle ilgili ciddi şeyler öğrendi.
Our friend here has some animal-rights concerns.
Hayvan hakları konusunda endişeli bir arkadaşımız var burada.
Grandpa has some work to do.
Dedenin yapması gereken işler var.
You know, Sam has some incredible ideas about investment.
Anlarsın, Samin yatırım konusunda inanılmaz fikirleri var.
Royce has some questions to answer.
Royceun cevaplayacağı bazı sorular var.
Tom has some very rich friends.
Tomun çok zengin arkadaşları var.
Results: 362, Time: 0.0547

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish