HE STARTED TALKING in Turkish translation

[hiː 'stɑːtid 'tɔːkiŋ]

Examples of using He started talking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And he started talking about his music.
Until he started talking. What?
Ta ki konuşmaya başlayıncaya kadar. Ne?
Until he started talking. Wha…?
Ta ki konuşmaya başlayıncaya kadar. Ne?
When he started talking, you know what he said?
O konuşmaya başladığında ne söyledi biliyor musun?
He started talking about this dog he rescued.
Kurtardığı köpekten söz etmeye başladı.
He started talking about you, and I saw red.
Seninle ilgili konuşmaya başlamıştı sonra kan gördüm.
He said something bad was gonna happen. And he started talking about Mark.
Kötü bir şey olacağını söyledi ve Mark hakkında konuşmaya başladı.
He came to this morning, he started talking.
Bu sabah kendine geldi konusmaya basladi.
He started talking about how much he loves me.
Beni ne kadar çok sevdiğini anlatmaya başlardı.
And he started talking about the extraordinary value of Mexican soil, organic farming,
Ve Meksika toprağının olağanüstü değerini anlatmaya başladı, organik tarım,
And then he started talking about me… and how- how he planned to get rid of me!
Ve sonra benim hakkımda konuşmaya başladı… Ve benden- Benden kurtulmayı planladığından!
Organic farming, organic food, et cetera, et cetera. And he started talking about the extraordinary value of Mexican soil.
Ve Meksika toprağının olağanüstü değerini anlatmaya başladı,… organik tarım, organik gıda, vesaire, vesaire.
He started talking at schools and local clubs, built up this following, became sort of an overnight sensation.
Okullarda ve yerel kulüplerde konuşarak başlamış ve bu şekilde bir anda şöhret olmuş.
That was the breakthrough. when he started talking in the third person, After several weeks of conversations with Ted on death row.
İdam koğuşunda Tedle haftalar süren konuşmadan sonra kırılma noktası olmuştu. üçüncü kişiden konuşmaya başladığında.
then in an instant he started talking through me, to the girl in front of me, about her family.
karşımdaki kadına konuşmaya başladı. Onun ailesi hakkında.
And all of a sudden he starts talking.
Bir anda konuşmaya başladı.
Today. Before he starts talking.
Konuşmaya başlamadan önce. Bugün.
He starts talking yang to my girl.
Sevgilimle ileri geri konuşmaya başladı.
He starts talking about the drums.
Bateriler hakkında konuşmaya başladı.
And then he starts talking a lot of nonsense.
Sonra da saçma sapan konuşmaya başladı.
Results: 56, Time: 0.0449

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish