HLV in Turkish translation

HIV

Examples of using Hlv in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How do we ensure that your body makes the exact ones that we need to protect against flu and HlV?
Vücudumuzda tam olarak HIV veya grip için gerekli olan antikorların yapılmasını nasıl sağlayacağız?
UNAlDS tell us that the HlV rate in Zambia is 20 percent,
UNIAIDS bize Zambiyada HIV oranının yüzde 20 olduğunu söylüyor,
ramp up the production of military airplanes, we should be able to do something similar to tackle the HlV/AlDS epidemic.
üretiminin hızlandırılması için kurulabiliyorsa, biz de benzer bir şeyi HIV/ AIDS salgınıyla başa çıkmak için kullanabiliriz.
And so if we can do that, then we can free up resources for buying drugs that you really do need for treating AlDS and HlV and malaria and for preventing avian flu.
Ve eğer bunu yapabilirsek, AIDS ve HIV ve sıtmanın tedavisi ve kuş gribinden korunmak için gereken ilaçları alarak kaynakları ulaşılabilir hale getirebiliriz.
This is actually a direct quote from an epidemiologist who's been in field of HlV for 15 years, worked on four continents,
Bu aslında, 15 yıldır HIV alanında olan, dört kıtada çalışmış bir epidemiyologdan doğrudan bir alıntı
AlDS was a disfiguring disease that killed you, and HlV is an invisible virus that makes you take a pill every day.
AIDS sizi öldüren şekil bozucu bir hastalıktı, HIV ise size her gün bir hap aldırtan görünmez bir virüs.
But he hasn't paid his rent, of course, because he's paying for his HlV medication and just can't afford both.
Ama, HIV tedavisine para ödediği ve şüphesiz, ikisine birden gücü yetmediği için kirasını ödemiyordu.
Prices for ARVs, the drugs needed to treat HlV, cost about 12,000[dollars] per patient per year.
ARVler, yani HIV için gerekli olan ilaçlar hasta başına yıllık yaklaşık 12.000 dolar tutuyordu.
Australia, The Netherlands and few others. And in all of those countries, you can see, not more than four percent of injectors ever became infected with HlV.
Avustralya, Hollanda ve diğer birkaçı, ve bütün bu ülkelerde, görüyorsunuz, iğneyle HIV bulaşma oranı bir daha hiç yüzde dördü geçmedi.
This is a tool-- this tells you I am in solidarity with people who have HlV, people who are living with HlV.
Bu bir araçtır. Bu size HIV olan insanlarla HIV ile yaşayan insanlarla dayanışma içinde olduğumu söylüyor.
a few years ago, we can use this data on mortality to figure out what HlV prevalence was in the past.
mikrobu birkaç yıl önce kapmış olduğundan bu verileri geçmişte HIV yayılımını hesaplamak için kullanabiliriz.
epidemic that grandmothers have taken the place of parents, and a lot of children had been born with HlV.
büyükanne/ büyükbabalar ebeveynlerin yerini almıştı, ve pek çok çocuk HIV ile doğuyordu.
So that ranges from heart disease, to malaria, HlV, AlDS,
Kalp hastalıklarından sıtmaya, HIVe, AIDSe kadar uzanan bir aralıktan,
What we have found is a whole range of new viruses in these individuals, including new viruses in the same group as HlV-- so, brand new retroviruses.
Bu kişilerde çeşitli yeni virüsler saptadık, HIV ile aynı grupta olan virüsler yepyeni retrovirüsler dahil olmak üzere.
Young women who live in areas with high maternal mortality change their behavior less in response to HlV than young women who live in areas with low maternal mortality.
Doğum sırasında ölüm oranları yüksek yerlerde yaşayan genç kadınlar düşük oranlı yerlerde yaşayan kadınlara göre HIV karşısında daha az davranış değişikliği gösteriyorlar.
That's slightly problematic for me because I work in HlV, and although I'm sure you all know that HlV is about poverty
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz
If you're an uninfected man living in Botswana, where the HlV rate is 30 percent, if you have one more partner this year-- a long-term partner, girlfriend, mistress-- your chance of dying in 10 years increases by three percentage points.
HIV oranı yüzde 30 olan Botsvanada yaşayan enfekte olmamış bir erkekseniz bu yıl bir fazla partnere sahip olmanız-- uzun süreli bir ilişki veya bir kaçamak-- gelecek 10 yıl içinde ölme ihtimalinizin yüzde üç artması demek.
which that survey actually can go so far as to directly measure the HlV status of families living in, for example, rural Nigeria.
olan ülkelerden toplanan ve aslında Nijerya kırsalında yaşayan ailelerin, mesela, HIV durumlarına kadar bile gidebilen Nüfus İstatistikleri ve Sağlık Araştırmasını ekleyin.
actually, treatment is effective prevention because it lowers your viral load and therefore makes it more difficult to transmit HlV.
şöyle diyor,'' Çok da sorun değil, çünkü tedavi aslında etkili bir korunma çünkü kandaki virüs yoğunluğunu düşürüyor dolayısıyla HIV bulaşmasını zorlaştırıyor.
drugs at 24 weeks, when she's pregnant, that the baby will not have HlV when it's born.
anneye 24 aylık hamile iken retrovirüs engelleyici ilaç verirseniz bebek doğduğunda HIV taşımayacak keşfini yaptı.
Results: 65, Time: 0.0308

Top dictionary queries

English - Turkish