HUMAN ORGANS in Turkish translation

['hjuːmən 'ɔːgənz]
['hjuːmən 'ɔːgənz]
insan organı
insan organlarına
insan organları

Examples of using Human organs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If not, it would be exceptionally hard to resist the impression that regarding human organs trade in Kosovo,
Blic gazetesine konuşan bakan,'' Aksi takdirde, Kosovadaki insan organı ticaretiyle ilgili olarak,
Human organs trade is one of the most heinous forms of crime, especially when carried out against unarmed civilians in a conflict-affected area," Serbian delegation head
Sırbistanın AGİT meclis heyet başkanı Suzana Grubjesiç,'' İnsan organı ticareti, özellikle ihtilaftan etkilenmiş bir bölgedeki silahsız sivillere karşı gerçekleştiğinde,
Those included abductions, detentions, assassinations, drugs smuggling, as well as"forcible extraction of human organs for the purposes of trafficking," the report claimed.
Raporda, söz konusu suçlar arasında adam kaçırma, alıkoyma, suikast, uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra'' kaçakçılık amacıyla insan organlarının zorla çıkarılmasının'' da yer aldığı iddia ediliyor.
mafia-like network that smuggled weapons, drugs and human organs during and after the Kosovo conflict.
uyuşturucu ve insan organı kaçakçılığıyla uğraşan mafya benzeri bir örgütün başı olduğu yönündeki iddialarıyla bölgeye bomba gibi düşmüştü.
Anthony Atala's state-of-the-art lab grows human organs-- from muscles to blood vessels to bladders,human tissue.">
Anthony Atalanın sanat şahaseri laboratuarında insan organları yetiştiriliyor-- kaslardan, kan damarlarına, mesanelere ve daha pek çoğu.
These are human organs.
Bunlar insan organları.
Who carries human organs?
Kim insan organlarını taşır ki?
I am weighing human organs.
Insan organlarını tartıyorum.
So, this monster… takes human organs.
Yani bu canavar… insan organlarını alıyor.
He even sells human organs for money.
Hatta para için insan organlarını bile satıyor.
For God's sake, those are live human organs!
Allah aşkına, onlar canlı insan organları!
You're telling me that Geiers deal in human organs?
Yani Geierlar insan organları mı satıyorlar?
They believe the technique should work equally well with human organs.
Uygulamanın insan organlarıyla eşit şekilde işe yarayacağına inanıyorlardı.
They harvest human organs while the victims are still alive.
Kurbanları hâlâ yaşıyorken organlarını biçerler.
Then what's it doing transporting human organs and blood?
O hâlde organ ve kan taşıyarak ne yapıyor?
Attempted manslaughter with a truck, the willful destruction of human organs.
Tırla toplu katliama teşebbüs. Kasıtlı olarak insan organlarına zarar verme.
Are you aware that buying human organs is a Federal crime?
Organ satın almanın federal bir suç olduğunun farkında mısınız?
So you're saying there's regular traffic in human organs?
Yani düzenli bir organ trafiğinin gerçekleştiğini mi söylüyorsunuz?
Surface-to-air missiles to drugs to human organs. She can get you anything from.
O sana her şeyi bulabilir… havadan havaya füzeler, insan organı, uyuşturucu.
The beast can only"return to human form after the consumption of human organs.
Canavar, ancak insan organı tükettikten sonra insan haline dönebilir.
Results: 187, Time: 0.0398

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish