HUMAN SKULL in Turkish translation

['hjuːmən skʌl]
['hjuːmən skʌl]
insan kafatası
human skull
insanın kafatasını

Examples of using Human skull in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But in ancient Greece, it was a practice of philosophers to keep a human skull on their desk.
Ama Antik Yunanda filozoflar için masalarında insan kafatası bulundurmak bir adetti.
You know, if you open a human skull and take out the brain, You will see that our brain is merely a cauliflower?
Biliyor musun, bir insanın kafatasını açıp beynine bakarsan onun bir karnabahar gibi olduğunu görürsün?
Also, Henry Porter's skull was crushed and it takes 1400 PSI to crush a human skull.
Aynı zamanda Henry Porterın kafatası ezilmişti. İnsan kafatasını ezmek için 1400 psi güç gerekir.
Early this morning, construction workers found what appears to be a partially intact human skull.
Sabahın erken saatlerinde, inşaat işçileri kısmen zarar görmemiş bir insan kafatası bulmuştur.
In Sussex, England, a mysterious ancient human skull was found in a place called Piltdown.
Yılında İngilterede Sussex vilayetinde Piltdown denilen bir yerde antik çağa ait bir insan kafatası bulundu.
ant eggs, and powdered human skull whose, I wondered, there were a number of herbs and extractions in Beaton's collection that might actually be helpful.
kimin olduğunu merak ettiğim insan kafatası tozlarının yanı sıra Beatonın koleksiyonunda aslında yararlı olabilecek bazı otlar ve özler de vardı.
It's trying to get a grasp on you, on the firmware inside the human skull, so that it can recommend what movie you might want to watch next-- which is a very, very difficult problem.
Sizi, insan kafatası içindeki yazılımı kavramaya çalışıyor böylece bundan sonra hangi filmi izlemek isteyebileceğinizi öneriyor-- ki bu da çok çok zor bir problem.
Oh man, I have been banned from banks for like the next 7 years, and there is a guy down state willing to sell me a human skull, but he says all I have to do is send him a check.
Oh adamım, önümüzdeki 7 yıl bankalar tarafından yasaklıyım. Ve aşağı kasabada bana insan kafatası satan bir çocuk var, fakat söylediğine göre tek yapmam gereken ona bir çek göndermek.
And powdered human skull Alongside the jars of pigeons' blood, ant eggs, in Beaton's collection that might actually be helpful. whose, I wondered, there were a number of herbs and extractions.
Kavanozlarca güvercin kanı, karınca yumurtalarının ve… kimin olduğunu merak ettiğim insan kafatası tozlarının yanı sıra… Beatonın koleksiyonunda aslında yararlı olabilecek bazı otlar ve özler de vardı.
are doing tests on a human skull they found in Kenya, apparently twelve million years old.
Kenyada buldukları on iki milyon yıllık görünen bir insan kafatası üzerinde deney yapmaktadır.
On February 17, 2012, two mass graves were dug in Derik district and a burnt human skull and some bones were found.
Derik Savcılığının yürüttüğü faili meçhuller soruşturması kapsamında ilçede iki ayrı yerde toplu mezar kazısı yapıldı. 17 Şubat 2012de Dargeçit Bağözü Köyündeki kazıda bir kuyunun içinde yanmış insan kafası ve bazı kemikler bulundu.
Leakey unearthed two partial human skulls.
Leakey iki insan kafatası parçasını gün ışığına çıkardı.
The caves became famous in 1908 when 33 prehistoric human skulls were discovered.
Mağaralar 1908de 33 tarih öncesi insan kafatası keşfedildiğinde tanındı.
What do you mean, human skulls?
Ne demek insan kafatasısı?
How many ways can I mean"human skulls"?
İnsan kafatasısı'' diyerek ne ima etmiş olabilirim?
Human skulls used as ornaments.
İnsan kafatasları süs olarak kullanılmış.
Tonight, we will feel human skulls break beneath our feet.
Bu gece insan kafataslarını ayaklarımızla ezeceğiz.
And there's this church decorated with, like, human skulls and bones.
Ve bu kilise dekorasyonunda gerçek insan kafa tasları ve kemikleri vardı.
You know-- cobwebs… Dust, human skulls.
Bilirsin, örümcek ağları… toz, kafatasları.
Lot 664: a wooden pistol and three human skulls, from the 1831 production of'Robert le Diable' by Meyerbeer.
Meyerbeerin'' Şeytan Robert'' 1831 prodüksiyonundan ahşap bir tabanca ve üç insan kafatası.
Results: 41, Time: 0.0389

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish