INTESTINAL in Turkish translation

[in'testinl]
[in'testinl]
bağırsak
shout
yell
scream
cry
holler
bellow
bağırsaklarında
bowel
intestinal
gut
colon
intestines
thairm
colorectal
intestinal
barsak
pub
saloon
barroom
bağırsağında
bowel
intestinal
gut
colon
intestines
thairm
colorectal

Examples of using Intestinal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
let Roman go finger-fishing we're gonna have to work together. in the kid's intestinal tract.
Romanın çocuğun bağırsak yolunda balığa çıkmasına izin vermeyeceksek… beraber çalışmak zorundayız.
And we should safeguard your intestinal well-being.- On the grounds it seems you have a giant bug up your ass.
Götünüze girmiş olan o koca böcekten… ve bağırsak sağlığınızı korumamız gerektiğinden ötürü.
Aslı Erdoğan talking to Cumhuriyet daily through her attorney, noted that she had intestinal problems, her pancreas
Avukatı aracılığıyla Cumhuriyete konuşan Erdoğan, bağırsaklarıyla ilgili sıkıntısı olduğunu,
He got an intestinal graft, his pancreas is failing. And frank, the old guy gasping for breath upstairs.
Holly yeni bir böbrek aldı, kalbi iflas etti… ve Frank, yaşlı olan, yukarda nefes almaya çalışan… bağırsaklarına greft nakli yapılmış, pankreası çöküyor.
Also, I have all these food allergies to vegetables… which give me serious intestinal distress.
Ayrıca, sebzelere karşı bir sürü besin alerjim var. Bağırsaklarımı çok rahatsız ediyorlar.
I'm still waiting for the day… when my knowledge of the inner workings of a frog's intestinal system… can be applied to my work in the insurance industry.
Hala kurbağaların sindirim sisteminin çalışma şeklini bilmenin sigorta endüstrisinde işe yarayacağı günü bekliyorum.
Intestinal surgeries to date, plus a bowel lengthening procedure, which helped for a while, but recently, he's had to go back to
Bugüne kadar 15 bağırsak ameliyatı ayrıca bir bağırsak uzatma işlemi görmüş bu bir süre idare etmiş
Plus a bowel lengthening procedure, which helped for a while, Uh, 15 intestinal surgeries to date, but recently, he's had to go back
Bugüne kadar 15 bağırsak ameliyatı… ayrıca bir bağırsak uzatma işlemi görmüş… bu bir süre idare etmiş…
The other signs that I had a lot inside me was that I always had some intestinal problems until I went into the army,
İçimin bir hayli dolu olduğunu gösteren öteki işaretler sürekli bağırsak sorunlarımın olmasıydı ta
You know, I was remarking only the other day how He has endowed us in all of His blessed generosity with not one but 900 species of intestinal worm, each with its own unique method of infiltrating the mucosa
Biliyor musun, bize bahşettiği bütün bu kutsal cömertliğindeki 900 tür bağırsak kurdunun her birinin kendine has mukozanın içine sızma tekniği olduğunu
that the smallest particles(< 1.5 μm) could enter the bloodstream and organs, via the intestinal wall.
en küçük parçacıklar(< 1,5 μm), bağırsak duvarı yoluyla kan dolaşımına ve organlara girebilir.
helps restore a healthy balance of microbial populations in intestinal infections in children and encouraging preliminary data in studies on bacterial gastroenteritis,
iyi bir kanıtı bulunmaktadır; bu flora çocukların intestinal enfeksiyonlarındaki mikrobiyal populasyonların sağlıklı bir şekilde dengelenmesine yardımcı olur
Intestinal parasitosis.
Bağırsak parasistozu.
Intestinal acid.
Bağırsak asidi.
Intestinal inclination.
Bağırsak eğimi.
Intestinal fortitude.
Bağırsak dayanıklılığı.
Intestinal gases.
Bağırsak gazları.
Intestinal hemorrhaging.
Bağırsak kanaması.
Intestinal bleeding.
Bağırsak kanaması.
Intestinal blockage.
Bağırsak tıkanması.
Results: 326, Time: 0.0523

Top dictionary queries

English - Turkish