LOVIN in Turkish translation

sevmek
love
like
lovin
sevgi
love
affection
aşkı
love
romance
lover
lovin
bayıldım
fainting
love
to pass out
knocked out
to collapse
aşk
love
romance
lover
sevmekten
love
like
lovin
sevgiyle
love
affection
sevgine
love
affection

Examples of using Lovin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lovin' life.
Hayatı sevmek.
You know I need your lovin.
Senin sevgine ihtiyacım var.
No, don't come home a-drinkin'… with lovin' on your mind.
Sakın eve sarhoş, aklındaki sevgiyle gelme.
No, Charlie.- I never stopped lovin' you, Thel.
Yo, Charlie!- Oysa ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim, Thel.
Lovin' life, lovin' you.
Hayatı sevmek, seni sevmek.
Raised me with lovin' care.
Büyüttü beni sevgiyle.
Thanks for lovin' the Duke.
Dukeü sevdiğin için teşekkürler.
Can't stop lovin' you.
Seni sevmeyi durduramıyorum.
Puppy lovin'!
Köpek sevme!
Summer lovin' happened so fast.
Yaz aşkına düşüverdim birden.
All my lovin', darlin', I will be true♪.
Bütün sevgimi hayatım, bu gerçek olacak ♪.
I'm lovin' it.
İşte bunu seviyorum.
Lovin' you.
Seni seviyorum.
Loving this, boys, lovin this!
Bunu sevdim, çocuklar. Bunu sevdim.
I forgot some good old lovin.
Eski güzel aşkları unuttum.
Bring back that lovin' feelin'♪.
Geri getir sevgini.
And I got lovin'♪ bring your cousin♪.
Senin vaktin var, benim aşkım.
I like lovin' this way♪.
Seviyorum bu şekilde sevmeyi.
Babe, everybody's lovin' the box.
Tatlım, kutuyu herkes çok sevdi.
He's lovin' it.
O çok sevdi.
Results: 123, Time: 0.0856

Top dictionary queries

English - Turkish