Examples of using Sevme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, daha önce söylediğim şu kedileri sevme şeyi.
Sen onları Cudlow öldürmekten Wagner sevme konusunda idi.
Ama sev ya da sevme, en önemli oy seninki.
Bu, beni onları sevme belasından kurtarıyor.
Son çok yakında,- sev ya da sevme ona ihtiyacımız var.
Hayat bizi şekillendirir… İster sev ister sevme.
Aşkım, sevme beni.
Müziğin, çizimlerin, sevme yeteneğin bile onları hayatta tuttu.
Predorun onu sevme ihtimali var mı?
Beni sevme nedenlerinden biri.
Asla sevme, Charlie.
Sende sevme becerisi yok, Rachel!
Seni sevme nedenlerimden biri de bu.
Altını sevme, sana ihanet eder.
Kadınları sevme, sana ihanet ederler.
Güzelliği sevme yeteneği, kendi yaratıcılığı içindeki, tamamiyle özgür olma özelliği.
Beni sevme, anladın mı?
Sevme, çiftleşme, çocuk yapma yetilerine sahip olup olmadığını merak ediyordum.
