LIKING in Turkish translation

['laikiŋ]
['laikiŋ]
hoşlanmaya
to like
enjoy
do i like
likin
sevmek
love
like
lovin
hoşlanıyor
nice
lovely
pretty
welcome
cool
sweet
pleasant
cute
good
delightful
seven
love
like
lover
sevmeye
love
like
lovin
hoşlandığım
to like
enjoy
do i like
likin
hoşlanmak
to like
enjoy
do i like
likin
hoşlanmayı
to like
enjoy
do i like
likin
sevme
love
like
lovin
sevmem
love
like
lovin
hoşlanan
nice
lovely
pretty
welcome
cool
sweet
pleasant
cute
good
delightful
beğendirmemi
like
hoşlanarak
nice
lovely
pretty
welcome
cool
sweet
pleasant
cute
good
delightful
hoşuna
nice
lovely
pretty
welcome
cool
sweet
pleasant
cute
good
delightful

Examples of using Liking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maja has taken a liking to you. Well, I think my sister.
Güzel. Galiba kız kardeşim Maja senden hoşlanıyor.
What's cliché is the guy liking school to impress the girl.
Asıl klişe olan şey kızı etkilemek için okulu seven çocuktur.
I mean about liking.
Yani hoşlanmak hakkında.
You probably think I'm crazy for liking Oswald.
Oswaldtan hoşlandığım için deli olduğumu sanıyorsundur.
Now I have started liking you.
Ama şimdi seni sevmeye başlıyorum.
Liking people, and being liked..
İnsanları sevmek ve onlar tarafından seviliyor olmak.
But why did I dump you and start liking Hana?
Ama neden seni terk edip Hanadan hoşlanmaya başladım?
Well, I think my sister Maja has taken a liking to you.
Güzel. Galiba kız kardeşim Maja senden hoşlanıyor.
Will I end up liking him?
Ondan hoşlanmayı neticelendirecek miyim?
Is there a reason for liking?
Hoşlanmak için bir neden lazım mı?
I feel so ashamed and angry for liking him.
Ondan hoşlandığım için Çok utandım.
Maybe because of this… you: wife also will start liking you more!
Karın da bu sayede seni daha çok sevmeye başlar!
Liking people.
İnsanları sevmek.
Why don't they try liking each other once in a while?
Neden arada bir birbirlerinden hoşlanmaya çalışmıyorlar?
Ithink my sister, Maja, has taken a liking to you.
Galiba kız kardeşim Maja senden hoşlanıyor.
The reason for this liking.
Bunu sevme nedenin.
What if I never stop liking you?
Ya senden hoşlanmayı asla bırakmazsam?
In reality, liking somebody is the least productive thing in the world.
Gerçek hayatta, birinden hoşlanmak dünyanın en verimsiz şeyidir.
I'm sorry for liking you.
Senden hoşlandığım için üzgünüm.
When did you start liking baseball?
Ne zaman beyzbolu sevmeye başladın?
Results: 358, Time: 0.1349

Top dictionary queries

English - Turkish