LYING ABOUT in Turkish translation

['laiiŋ ə'baʊt]
['laiiŋ ə'baʊt]
konusunda yalan
ilgili yalan
lying about
konuda yalan
hakkında yalan söyleme
lie about
yalan söylüyorsa karısını öldürdüğünü biliyor eğer adam birisiyle yattığı konusunda
yalan söylediğini de belirtti neyse jessupın üsten nakil hakkında

Examples of using Lying about in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have been lying about everything, haven't you?
Her şey hakkında yalan söylüyorsun, değil mi?
That us lying about the girl has nothing to do with the murder.
Kız konusundaki yalanın cinayetle ilgisi yok.
Lying about what?
Ne hakkında yalan söylüyormuşum?
We might have a bigger issue than you lying about the blood test.
Senin kan tahlili hakkında yalan söylemenden daha büyük bir sorunumuz olabilir.
Than you lying about the blood test. We might have a bigger issue.
Senin kan tahlili hakkında yalan söylemenden daha büyük bir sorunumuz olabilir.
I couldn't sleep a wink. Yesterday, after lying about Karma.
Dün, Karma hakkında yalan söyledikten sonra… hiç uyuyamadım.
Dave Johnson was lying about who he was.
Dave Jonhson kim olduğu hakkında yalan söylüyormuş.
Now stop lying about a Jewpacabra before stupid people start believing you!
Aptallar sana inanmadan önce Jewpacabra hakkında yalan söylemeyi kes!
Tom thought Mary was lying about where she would been.
Tom Marynin nerede olduğu hakkında yalan söylediğini düşündü.
Anyway, he also said that Jessup's lying about the transportation off the base.
Neyse, Jessupın üsten nakil hakkında yalan söylediğini de belirtti.
With the submarines lying about… You mean, we're in the war zone?
Yani, savaş alanında mıyız? Denizaltılar hakkında yalan söylüyorsun.
He also said Jessep's lying about transportation off the base.
Neyse, Jessupın üsten nakil hakkında yalan söylediğini de belirtti.
You're not even a bad person for lying about why you're doing it.
Neden yaptığın konusunda yalan söylediğin için bile kötü biri değilsin.
It's not just you lying about being gay.
Eşcinsel olmak hakkında yalan söyleyen sadece sen değilsin.
The government's lying about the quantities.
Hükümet büyüklüklerle ilgili yalan söylüyor.
But lying about it is.
Fakat bu konuda yalan söylemek suç.
That's for lying about JB.
JB konusunda yalan söylediğin için.
She's doing mcdreamy and lying about it.
McDreamy ile yatıyor ve bu konuda yalan söylüyor.- Bu harika.
She's lying about who she is.
Kim olduğu konusunda yalan söylüyor.
I am so tired of you two lying about Steven just so you can humiliate me.
Siz ikinizin Steven hakkında yalan söylemenizde böylece beni küçük düşürmenizden sıkıldım.
Results: 158, Time: 0.0501

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish