MACKEREL in Turkish translation

['mækrəl]
['mækrəl]
uskumru
mackerel
mackerel
kolyoz
mackerel
çiroz
kippers
skinny
mackerel
runt
runty
orkinos
tuna
mackerel
bufeo
uskumruyu
mackerel
uskumrular
mackerel
uskumruya
mackerel
balık
fish
fishy
goldfish
the fishing
pisces

Examples of using Mackerel in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Stop kicking that mackerel.
Şu uskumruya vurmayı kes artık.
The clients aren't fond of grilled mackerel, though. Maybe we should marinate it.
Müşteriler ızgara uskumruyu pek sevmiyor, belki de marine etmeliyiz.
Stop kicking that mackerel. Watch it!
Şu uskumruya vurmayı kes artık. Dikkat et!
The clients aren't fond of grilled mackerel, though.
Müşteriler ızgara uskumruyu pek sevmiyor, belki de marine etmeliyiz.
We smoke the mackerel ourselves.
Uskumruyu kendimiz tütsülüyoruz.
I love mackerel.
Uskumruya bayılırım.
And the mackerel and the pickereel.
Uskumruyu da yemiş turna balığını da.
Stop kicking that mackerel. Watch it.
Dikkat et! Şu uskumruya vurmayı kes artık.
Is cook doing the mackerel the way Tibby likes them?
Aşçı uskumruyu Tibbynin istediği gibi yapmış mı?
Today's menu: grilled mackerel.
An8} MENÜ: IZGARA USKUMRU.
Holy mackerel, this is good salmon.
Vay uskumrusunu, çok güzel bir somon bu.
I trust the mackerel, I love you.
Çiroza güveniyorum, seni seviyorum.
Mackerel has an extremely high nitrogen content,
Uskumruda yüksek düzeyde nitrojen bulunur.
This mackerel is no good.
Bu uskumrularda iş yok.
The mackerel isn't the reason.
Uskumrudan olmamalı.
Eat that mackerel.
Uskumrudan yesene.
Call in now to buy our Andong mackerel, which completely sold out last week.
Geçen hafta yok satan Andong uskumrusunu hemen almak için şimdi arayın.
Hurry back, and I will make us a pirate's breakfast of grapefruit and boiled mackerel.
Çabuk dön, haşlama uskumrulu ve greyfurtlu bir korsan kahvaltısı hazırlayacağım.
And I hate mackerel.
Ayrıca uskumrudan nefret ederim.
But the mackerel themselves are food for the dolphins.
Ancak uskumruların kendileri de yunuslar için bir yem.
Results: 292, Time: 0.0615

Top dictionary queries

English - Turkish