MADE SOMETHING in Turkish translation

[meid 'sʌmθiŋ]
[meid 'sʌmθiŋ]
bir şey yaptım
to do something
to make something
to build something
bir şeyler hazırladım
bir şeyler başardı
to achieve something
to accomplish something
do something
bir şeyler yaptım
to do something
to make something
to build something
bir şey yaptı
to do something
to make something
to build something
bir şeyi yaratan

Examples of using Made something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My mother surely thinks i'm hungry and made something to eat.
Annem kesin acıktığımı düşünüp yiyecek bir şeyler yapmıştır.
We made something extra special tonight.
Bu gece çok özel bir şeyler hazırladık.
You went out and made something of yourself.
Gittin ve tek başına bir şeyler başardın.
John and I made something special for you guys.
John ve ben sizin için özel bir şey yaptık.
Made something of them? What if we actually?
Ya sahiden… onlardan bir şey yapsak?
What if we actually… made something of them?
Ya sahiden… onlardan bir şey yapsak?
You abandoned your name and made something of yourself.
İsmini bıraktın ve kendinden bir şeyler yaptın.
You and Klaus made something special.
Klaus ile beraber çok özel bir şey yaptınız.
Who made something she liked.
Onun hoşuna giden bir şey yaptı.
You made something for me?
And made something of himself.
Kendisi için bir şeyler yaptı.
You made something that incredible?
Böylesine inanılmaz bir şeyi siz mi yaptınız?
Our bodies really made something.
Vücutlarımız gerçekten bir şey yarattı.
I made something for you?
Senin için birşey yaptım Sahi mi… Nedir?
Is it strange to have made something that hates you?
Senden nefret eden bir şey meydana getirmiş olmak garip değil mi?
Debra made something good.
Debra güzel bir şey pişirmiş.
Sue finally made something.
Sue nihayet bir şeyi başarmıştı.
At least Johannes made something of himself.
En azından Johannes kendisi için bir şeyler yaptı.
Hey, Togo. I made something for you.
Selam Togo. Senin için bir sey yaptim.
At least I made something of my life!
En azından benim hayatımın bir anlamı var!
Results: 58, Time: 0.0493

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish