MAMAN in Turkish translation

anne
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
maman
food
formula
treat
kibble
to feed
's feeding
num-num
's feedin
annem
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
annemi
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
annemle
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
mamanı
food
formula
treat
kibble
to feed
's feeding
num-num
's feedin
mamana
food
formula
treat
kibble
to feed
's feeding
num-num
's feedin

Examples of using Maman in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's what Maman calls you.
Annem size böyle diyor.
I have to see Maman.
Annemi görmem lazım.
You owe Maman. Arvind,
Mamana borçlusun. Arvind,
Of course. Maman and Baba too.
Elbette. Annemle babam da öyle.
Now I'm going to see Maman. Right!
Tamam! Şimdi Mamanı göreceğim!
Pak Maman, did you know?
Pak Maman, biliyor musun?
Of course I forgive you.- Maman.- Cecile.
Anne. Elbette seni affediyorum.- Cecile.
I'm receiving for Papa and Maman, who are late to dress.
Hazırlandıkları için geç kalan annem ve babamın yerine misafirleri karşılayacağım.
Yes! So, my brother and I finally got Maman to meet with a firm.
Evet! Erkek kardeşimle nihayet annemi bir firmayla görüşmeye ikna ettik.
Maman and Baba too. Yeah, of course.
Annemle babam da öyle.- Elbette.
Maman", watch me, watch me!
Maman, izle beni izle!
Maman, no, if you die, your work dies with you.
Anne, eğer sen ölürsen çalışmaların da seninle ölür.
Maman wants us to take over the vineyard one day.
Annem bir gün bağı devralmamızı istiyor.
This is the day that I miss Maman the most.
Bu annemi en çok özlediğim gün.
Maman and Baba too. Yeah, of course.
Elbette. Annemle babam da öyle.
Maman Brigitte can be a powerful ally. Justice?
Adalet? Maman Brigitte güçlü bir müttefik olabilir?
Forgive me. Please. I'm sorry. Please, maman, forgive me.
Lütfen, anne, beni bağışla. Lütfen. Üzgünüm.
Maman couldn't possibly talk of anything of that sort.
Annem muhtemelen böyle şeyler hakkında.
Justice? Maman Brigitte can be a powerful ally.
Adalet? Maman Brigitte güçlü bir müttefik olabilir.
I have a friend, Maman. He is a painter, too.
Bir arkadaşım var anne, o da bir ressam.
Results: 282, Time: 0.0371

Top dictionary queries

English - Turkish