MASSIVE INTERNAL in Turkish translation

['mæsiv in't3ːnl]
['mæsiv in't3ːnl]
ağır iç
massive internal
severe internal
büyük iç
massive internal
largest inner
aşırı iç
massive internal
excessive internal
şiddetli iç
yoğun iç
extensive internal
massive internal

Examples of using Massive internal in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Massive internal hemorrhage.
Masif iç kanama.
She had massive internal haemorrhaging.
Büyük bir iç kanama geçiriyordu.
There's physical evidence of frostbite on the ears and nose and massive internal injuries.
Kulaklar ve burunda soğuk yakmasının somut kanıtları var ve muazzam iç yaralanma.
Gunshot wound to the abdomen, massive internal bleeding, but no bullet
Karındaki kurşun yarası, ağır iç kanama ama kurşun yok.
And as a result, massive internal bleeding occurs,
Sonuç olarak da büyük iç kanama meydana geliyor.
In this hospital, he's a scared guy who does not need to see the massive internal injuries of the woman he rammed with his car!
Bu hastanede, arabasıyla çarptığı kadının, büyük iç yaralarını görmemesi gereken korkmuş bir adam!
Our C.O.D. is massive internal hemorrhaging caused by a single gunshot wound from what appears to be a nine-millimeter round.
Ölüm nedeni tek kurşun yarasının neden olduğu çok miktardaki iç kanama görüldüğü üzere bir dokuz milimetrelikle.
Before the establishment of the second law, many people who were interested in inventing a perpetual motion machine had tried to circumvent the restrictions of first law of thermodynamics by extracting the massive internal energy of the environment as the power of the machine.
İkinci yasanın oluşturulmasından önce, sürekli hareketli makinelerinin icadıyla ilgilenen pek çok insan, makinenin gücü ile sistemin büyük iç enerjisinin farkını alarak ısıbilgisinin birinci yasasının kısıtlamalarından kaçınmaya çalışmışlardır.
the second kind===Before the establishment of the Second Law, many people who were interested in inventing a perpetual motion machine had tried to circumvent the restrictions of First Law of Thermodynamics by extracting the massive internal energy of the environment as the power of the machine.
==İkinci yasanın oluşturulmasından önce, sürekli hareketli makinelerinin icadıyla ilgilenen pek çok insan, makinenin gücü ile sistemin büyük iç enerjisinin farkını alarak ısıbilgisinin birinci yasasının kısıtlamalarından kaçınmaya çalışmışlardır.
Massive internal damage.
Ciddi iç organ hasari.
Massive internal damage.
Ciddi iç organ hasarı.
Is massive internal hemorrhaging.
Ölüm nedeni ağır iç kanama.
Probably massive internal bleeding.
Şiddetli iç kanama mevcut.
This man has massive internal injuries.
Bu adamın, büyük bir kanaması var.
He suffered massive internal injuries.
Ciddi iç organ yaraları var.
Leading to massive internal hemorrhaging.
Yoğun miktardaki iç kanamaya bakarak.
He's got massive internal bleeding.
Geniş çaplı iç kanaması var.
She had massive internal hemorrhaging. Not again.
Büyük bir kanama geçiriyordu. Tekrar olmaz.
Not again. She had massive internal hemorrhaging.
Büyük bir kanama geçiriyordu. Tekrar olmaz.
She had massive internal haemorrhaging. Not again.
Büyük bir kanama geçiriyordu. Tekrar olmaz.
Results: 126, Time: 0.0532

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish