METADATA in Turkish translation

metadata
meta veriler
metadata
üst verileri
metaveri
metadata
üstveri
metadata
veri bilgisini
meta verileri
metadata
meta veri
metadata
meta verilerini
metadata
üst veriler

Examples of using Metadata in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It can automatically download album art and metadata tag data for content in the library.
Bu kitaplığda otomatik olarak içerik için albüm kapağı ve metadata etiketi verileri indirebilirsiniz.
If you look closer you find that there's metadata around the pixels.
Yakından bakarsan piksellerin etrafında üstveri olduğunu görürsün.
Metadata don't lie!
Üst veriler yalan söylemez!
Read and write support for IPTC image metadata.
IPTC görüntü meta verileri için destek okuyun ve yazın.
The protocol supports metadata packets that determine the final output volume on the receiving end.
Protokol alıcı ucunda son çıkış hacmini belirleyen meta veri paketlerini destekler.
List all metadata keys which have a value in the given files.
Verilen dosya( lar) daki bir değer içeren tüm metadata anahtarlarını listele.
It contains proper metadata and artifacts at the beginning and end.
Başında ve sonunda doğru üstveri ve yapıları içeriyor.
The metadata says he never opened it.
Üst veriler diyor ki hiç açmamış.
And metadata, in aggregate, is content.
Ve bu üst veri, bütününde bir içeriği ortaya koyuyor.
Sync All Images' Metadata.
Tüm Görüntülerin Meta Verisini Eşitle.
The metadata of all images has been synchronized with the digiKam database.
Tüm görüntülerim meta verisi digiKam veritabanı ile eşitlendi.
Write Metadata to RAW files experimental.
RAW dosyalarına Meta Verisi yaz deneysel.
I went back to the metadata.
Üst verilere geri gittim. Unut onu.
Gathering metadata is no longer adequate.
Üst veri toplamak artık kâfi değil.
You find these. But if you take a very deep dive into the metadata.
Bunları bulursun. Ancak meta verilere doğru bir derin dalış yaparsan.
But if you take a very deep dive into the metadata, you find these.
Ancak meta verilere doğru bir derin dalış yaparsan, bunları bulursun.
They have erased the metadata, so it can't be traced.
Üst verisi silinmiş, yani izini süremiyoruz.
A Plugin to edit pictures' metadata.
Resim üst verilerini düzenlemek için bir eklenti.
List all supported metadata keys.
Desteklenen tüm meta verisi anahtarlarını listele.
Cannot determine metadata.
Meta verisi belirlenemediNAME OF TRANSLATORS.
Results: 159, Time: 0.0932

Top dictionary queries

English - Turkish