MOUNTAINS in Turkish translation

['maʊntinz]
['maʊntinz]
dağları
mountain
hill
alpine
dağlar
mountain
hill
alpine
dağlara
mountain
hill
alpine
dağların
mountain
hill
alpine

Examples of using Mountains in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He hates mountains.
Babam dağdan nefret eder.
He says two mountains.
İki dağdan bahsediyor.
Shall we go south, cross more mountains and go to Sano or Ashikaga?
Güneye gidip birkaç dağı aşıp Sano ya da Ashikagaya gidelim mi?
A body was found in the Blue Ridge Mountains.
Blue Ridge Dağında bir ceset bulunmuş.
Hills and mountains are visible in the area.
Dağdaki çayırlarda ve ormanlık bölgelerde görülür.
We tracked them as far as the mountains. Not yet.
İzlerini dağa kadar takip ettik. Henüz değil.
Not yet. We tracked them as far as the mountains.
İzlerini dağa kadar takip ettik. Henüz değil.
That she was with you last night in the cabin in the mountains.
Dün akşam dağdaki kulübede onunla birlikte olduğunu.
Yang's headquarters was an old Buddhist lamasery in the mountains.
Yangin karargahı, dağlardaki eski bir Budist lama manastırıydı.
It was a gift, a great big ball wrapped in oceans and mountains.
Okyanuslarla ve dağlarla sarılmış bir hediye, büyük bir top.
She didn't mention mountains, that's why, yeah.
Söyledi. Evet, dağda söylemez mesejnya görüyorum, bu yüzden.
Blue Ridge mountains.
Blue Ridge Dağlarıyla Shenandoah Nehri.
It was really terrible of you leaving me alone in the mountains.
Beni dağda bir başıma bırakıp gitmen korkunçtu.
We got green forests and big mountains and beautiful lakes.
Yeşil ormanlarımız, kocaman dağlarımız, güzelim göllerimiz var.
And beautiful lakes. We got green forest, big mountains.
Yeşil ormanlarımız, kocaman dağlarımız, güzelim göllerimiz var.
Yeah. She didn't mention mountains, that's why.
Söyledi. Evet, dağda söylemez mesejnya görüyorum, bu yüzden.
Blue ridge mountains Shenandoah River… Poppy.
Blue Ridge Dağlarıyla Shenandoah Nehri.
We got green forests and big mountains and beautiful lakes.
Yeşil ormanlarımız, yüksek dağlarımız… ve güzel göllerimiz var.
And beautiful lakes. We got green forest and big mountains.
Yeşil ormanlarımız, yüksek dağlarımız… ve güzel göllerimiz var.
We got green forest, big mountains, and beautiful lakes.
Yeşil ormanlarımız, kocaman dağlarımız, güzelim göllerimiz var.
Results: 5023, Time: 0.0851

Top dictionary queries

English - Turkish