ON DOING in Turkish translation

[ɒn 'duːiŋ]
[ɒn 'duːiŋ]
yapmayı
to do
to make
having
to build
how
yapmayı planladığından
yapmaya devam ettiler
yapacağını
to do
you would
to make
you will
yapmayi
to do
how
to make
i'm gonna go
to be learned

Examples of using On doing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And what have you been working on doing, letting him disappear?
Peki ne konuda çalışıyordunuz, ortadan kaybolmasına izin verme üzerine mi?
So what do you plan on doing with that finger?
O parmakla ne gibi şeyler yapmayı planlıyorsun?
And what is it exactly you plan on doing?
Peki, kafanda planladığın şey nedir?
Fancy. So, what are we planning on doing to his relatives?
Akrabalarina degil. Akrabalarina ne yapacagiz peki?
All of the things you want,- You go right on doing.
Sen istediğin her şeyi yapmaya devam edeceksin.
On doing right now, but with no plane,
Bak, şimdi ne yapmayı planladığından emin değilim…
On doing right now, but with no plane,
Bak, şimdi ne yapmayı planladığından emin değilim…
Is what NASA's planning on doing beyond the space shuttle. Now, what I thought would be fun to talk about today.
Simdi, bugün NASAnin uzay mekigi programi disinda… neler yapmayi planladigindan bahsetmenin eglenceli olacagini düsündüm.
Hurting us won't help you in the least. on doing right now,
Bak, şimdi ne yapmayı planladığından emin değilim… ama uçak
I always thought I would like to go on doing this sort of thing, go to South America, you know, expeditions?
Hep bu tarz şeyleri yapmaya devam etmek istediğimi sanırdım Güney Amerikaya gitmek, keşifler falan?
your mother planning on doing, staying or going?
annen plan yapıyorlar, geliyor musun yoksa gelmiyor musun?
Laughter Down the burrow again it went on and on doing this, 40 times, until Tinbergen got bored
Tekrar yuvaya döndü bunu 40 kez daha yapmaya devam etti Tinbergen sıkılana
Killing Amara. but, you know, what we're planning on doing, and I get not wanting to talk about it, I do, We have been on the road for almost two days.
Bundan bahsetmiyorum. Neredeyse iki gündür yoldayız ve bunu konuşmak istememeni anlıyorum… ama planını yaptığımız şey, Amarayı öldürmek.
Go on, do it. Time to step it up, back flip.
Geriye salto Hadi yap o zaman.
Time to step it up, back flip. Go on, do it.
Hadi yap o zaman. Geriye salto.
Go on, do something.
Bir şeyler yap. Gidecekler bak.
Go on, do what you're gonna do..
Git hadi, yapacağını yap.
She insisted on doing it.
Yapma konusunda ısrarcı oldu.
Congratulations on doing your job.
Yaptığın iş için tebrikler.
Tom insisted on doing it.
Tom bunu yapmakta ısrar etti.
Results: 195036, Time: 0.0593

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish