ORGANIZED in Turkish translation

['ɔːgənaizd]
['ɔːgənaizd]
organize
organise
orchestrated
düzenli
regular
tidy
steady
neat
orderly
in order
methodical
organized
periodic
well-ordered
düzenledi
to arrange
to hold
to organize
to regulate
editing
organising
making
to throw
orchestrating
örgütlü
organization
organisation
group
the teamster
syndicate
the NGO
ayarladı
to arrange
to set up
to adjust
to schedule
to get
make
to recalibrate
tuning
fix
to organize
örgütledi
tertipli
order
organize
conspiracy
organizasyonu
organization
organisation
event
organising
organizing
initiative
to organizational
düzenlediği
to arrange
to hold
to organize
to regulate
editing
organising
making
to throw
orchestrating
düzenledim
to arrange
to hold
to organize
to regulate
editing
organising
making
to throw
orchestrating
düzenlenen
to arrange
to hold
to organize
to regulate
editing
organising
making
to throw
orchestrating
organizeler
organise
orchestrated
düzenliydi
regular
tidy
steady
neat
orderly
in order
methodical
organized
periodic
well-ordered
ayarladım
to arrange
to set up
to adjust
to schedule
to get
make
to recalibrate
tuning
fix
to organize
ayarlamış
to arrange
to set up
to adjust
to schedule
to get
make
to recalibrate
tuning
fix
to organize
düzenliler
regular
tidy
steady
neat
orderly
in order
methodical
organized
periodic
well-ordered
örgütlenmiş
ayarladın
to arrange
to set up
to adjust
to schedule
to get
make
to recalibrate
tuning
fix
to organize
düzenliyimdir
regular
tidy
steady
neat
orderly
in order
methodical
organized
periodic
well-ordered
örgütü
organization
organisation
group
the teamster
syndicate
the NGO

Examples of using Organized in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He organized everything.
Her şeyi o ayarladı.
Come in. I got everything organized.
Her şeyi ayarladım. İçeri gir.
Sami was so smart and organized.
Sami çok akıllı ve düzenliydi.
Real businessmen, very organized.
Bunlar gerçek profesyonel ve çok organizeler.
I disagree. I have over 200 saved on my phone, organized by category.
Telefonumda iki yüzden fazla var… kategorilere göre düzenledim.- Katılmıyorum.
Raquel organized everything!
Her şeyi Raquel ayarladı.
I think Bodhi organized this whole thing and you didn't know anything about it.
Tüm bunları Bodhi ayarlamış ve senin hiçbir şeyden haberin yokmuş.
Organized a Quidditch match, and.
Ben… Quidditch maçı ayarladım, ve.
They are ruthless, secretive, and highly organized.
Acımasızlar, gizli çalışıyorlar ve oldukça organizeler.
Organized by category. I have over 200 saved on my phone I disagree.
Telefonumda iki yüzden fazla var… kategorilere göre düzenledim.- Katılmıyorum.
Organized in a way I have never seen.
Hiç görmediğim bir şekilde düzenliydi.
Emma's organized a place for us to stay on Capri. So I was gonna ask you.
Haklısın. Emma bize Capride kalmak için bir yer ayarladı.
This little summit, You know, for someone who organized.
Bilirsin, bu küçük toplantıyı… ayarlamış birine göre… detayları pek bilmiyor gibisin.
But my agents are numerous and splendidly organized.
Ama benim casuslarım çok sayıda ve oldukça düzenliler.
I disagree. organized by category. I have over 200 saved on my phone.
Telefonumda iki yüzden fazla var… kategorilere göre düzenledim.- Katılmıyorum.
And organized.
Ve organizeler.
Always so clean and organized.
Her zaman temiz ve düzenliydi.
I organized that party.
Partiyi ben ayarladım.
Your earth people Glorify organized violence.
Örgütlenmiş şiddeti yüceltiyorsunuz. İlginç. Siz Yeryüzü insanları 40 yüzyıldır.
You know, for someone who organized this little summit.
Bilirsin, bu küçük toplantıyı… ayarlamış birine göre… detayları pek bilmiyor gibisin.
Results: 1638, Time: 0.0813

Top dictionary queries

English - Turkish