ORGANIZER in Turkish translation

['ɔːgənaizər]
['ɔːgənaizər]
organizatör
promoter
organizer
organiser
event planner
wedding planner
organizatörü
promoter
organizer
organiser
event planner
wedding planner
ajanda
agent
spy
operative
örgütleyicisini
düzenleyicisi
editor
regulator
an organizer
modulator courtesy
featured as organizer
yönetirdi
ruled
ran
led
organizer
organizatörüyüm
promoter
organizer
organiser
event planner
wedding planner
organizatörün
promoter
organizer
organiser
event planner
wedding planner
organizer

Examples of using Organizer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
summer camp organizer.
yaz kampı organizatörü.
What about? Wouldn't you like to know, Miss Organizer.
Ne hakkında? Bilmek istemezsiniz, Organizatör Bayan!
Safar was the true brains and organizer behind the protests.
Ama protestoların asıl beyni ve organizatörü Safarmış.
I know an organizer who does this.
Bunu yapan bir organizatör tanıyorum.
was a teamster organizer in Brooklyn.
Brooklynde kamyon organizatörü idi.
You said it was your electronic organizer.
Elektronik ajandan olduğunu söylemiştin.
I brought my professional organizer.
Profesyonel organizatörümü getirdim.
Has anybody tried to talk to the organizer? Or 50?
Ya da 50. Organizatörle konuşmayı deneyen oldu mu?
Or 50. Has anybody tried to talk to the organizer?
Ya da 50. Organizatörle konuşmayı deneyen oldu mu?
Great!- Can you let the organizer know?
Organizatöre haber verebilir misin? Harika!
Now, welcome our student organizer, Molly Moskins.
Şimdi öğrenci organizatörümüz Molly Moskinse hoş geldiniz.
He's a party organizer from Tallinn.
Tallinnli bir parti örgütleyicisi.
Shelby, when we first met, you were a closet organizer, right?
Shelby, ilk tanıştığımızda sen dolap organizatörüydün, değil mi?
Florida's preeminent closet organizer.
Floridanın önde gelen dolap organizatörlerindendim.
I'm the komsomol organizer.
Ben komsomol örgütleyiciyim.
He was a great campaign organizer.
Harika bir kampanya organizatörüydü.
I have arranged the dinner for Organizer together with Miss Kim Sae Hyun and Director.
Bayan Kim Sae Hyun ve Müdür ile birlikte organizatörler için akşam yemeği düzenleyeceğim.
But when we met, Barack was a community organizer.
Onunla tanıştığımda, Barack bir toplum organizatörüydü.
Good organizer.
Terrific organizer.
Müthiş bir organizatör.
Results: 95, Time: 0.0673

Top dictionary queries

English - Turkish