OUTLOOK in Turkish translation

['aʊtlʊk]
['aʊtlʊk]
görünüm
view
look
appearance
display
outlook
aspect
bakışım
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective
görünüşün
look
appearance
appearancescan
they appear
apparently
görüşü
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
görünümünü
view
look
appearance
display
outlook
aspect
görünümü
view
look
appearance
display
outlook
aspect
outlooku
outlookun
bakış açım
bakışı
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective
bakış
look
see
glance
view
glimpse
stare
vision
eyes
gaze
perspective

Examples of using Outlook in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
EC report: positive outlook for Serbia.
AK raporu: Sırbistan için olumlu görünüm.
Really changed my outlook. What happened.
Olanlar benim bakış açımı gerçekten değiştirdi.
A simplified version of Outlook was also added to the suite.
Pakete Outlookun basitleştirilmiş bir versiyonu da eklendi.
Turkey's macroeconomic outlook was to be discussed during the meeting.
Toplantıda Türkiyenin makroekonomik görünümü ele alınacak.
The outlook for the defense program is dismal.
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.
Maybe that colored my outlook on life, I don't know.
Belki hayata bakış açım böyle, bilmiyorum.
Changed my outlook. What happened really.
Olanlar benim bakış açımı gerçekten değiştirdi.
ActiveSync does not support all features of Outlook.
ActiveSync, Outlookun tüm özelliklerini desteklemez.
Turkey's outlook on the world: 4 minutes and 48 seconds.
Türkiyenin dünyaya bakışı: 4 dakika 48 saniye.
What happened really changed my outlook.
Olanlar benim bakış açımı gerçekten değiştirdi.
It's my whole philosophy and outlook.
Bütün felsefem ve bakış açım bu.
I'm surprised you don't share my outlook.
Benim bakış açımla bakamıyor olman beni şaşırttı.
That realization changed my outlook.
Bunu fark etmek bakış açımı değiştirdi.
Naturally pessimistic outlook.
Doğal Karamsar Bakış.
Change your outlook.
Bakış açınızı değiştirin.
Any approach can be seen for miles. Outlook is perfect.
Görüşümüz harika. Herhangi bir hareketi millerce uzaktan görebiliriz.
I have kind of an existential philosophy that shapes my outlook.
Görünüşümü şekillendiren… varoluşsal bir felsefem var. Ben mi?
Economists say the outlook for Macedonia is positive.
Ekonomistler, Makedonyanın görünümünün olumlu olduğu görüşündeler.
Being Governor just might change your outlook.
Vali olmak, sadece görünüşünü değiştirebilir.
Sometimes, one perfect night can change your whole outlook on life.
Bazen mükemmel bir gece hayata bakışınızı toptan değiştirebilir.
Results: 349, Time: 0.0746

Top dictionary queries

English - Turkish