PARTICIPATES in Turkish translation

[pɑː'tisipeits]
[pɑː'tisipeits]
katılan
solid
strict
floor
hard
rigid
stiff
harsh
stern
stringent
callous
katıldığı
to join
to attend
to participate
agree
to qualify
katılırsa
joins
participates
katılıyor
joining
agrees
are participating
attending
katılacak
will join
will attend
will participate
is joining
is going to attend
gonna join
will
shall join

Examples of using Participates in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
US Defence Secretary Robert Gates(right) participates in a wreath laying ceremony Thursday(February 28th) at the Antikabir Memorial in Ankara.
ABD Savunma Bakanı Robert Gates( sağda) 28 Şubat Perşembe günü Ankaradaki Anıtkabirde düzenlenen çelenk koyma törenine katıldı.
By chance, if that student participates in the contest, you can give her like an Encouragement Award.
ޞans eseri, o öğrenci yarışmada yer alırsa, ona Cesaret Ödülü gibi bir şey verebilirsin.
The Society participates in mutual cultural understanding between Azerbaijan and Great Britain,
Dernek, Azerbaycan ile İngiltere arasındaki karşılıklı kültürel anlayışa katılır, hayır etkinlikleri düzenler,
The team participates in UCI Europe Tour races
UCI Avrupa Turunın( UCI Europe Tour)
On December 18, 2008, Apple announced that the 2009 Macworld Conference& Expo would be the last in which the company participates.
Aralık 2008de Apple, 2009 Macworld Conference& Exponun, şirketin katılacağı son fuar olacağını açıkladı.
We think that the existing stamps are fully in accordance with all the international agreements in which Kosovo participates," Kosovo Deputy Prime Minister and Minister of Trade and Industry, Mimoza Kusari-Lila, told SETimes.
Kosova Başbakan Yardımcısı ve Ticaret ve Sanayi Bakanı Mimoza Kusari-Lila SETimesa verdiği demeçte,'' Mevcut damgaların, Kosovanın katıldığı bütün uluslararası anlaşmalara tamamen uygun olduğunu düşünüyoruz.
The Czech Republic participates in the European Single Market as a member of the European Union, and is therefore a part of the economy of the European Union,
Çek Cumhuriyeti, Avrupa Birliği üyesi olarak Avrupa Tek pazarına katılmış ve bu nedenle Avrupa Birliği ekonomisinin bir parçası olmuştur;
Serbs taking part would not be able to count on Belgrade's support," Serbian Minister for Kosovo Oliver Ivanovic told Belgrade-based B92."When only 3% of the population participates, that undermines legitimacy.
Sırbistanın Kosova Bakanı Oliver Ivanoviç Belgrad merkezli B92ye verdiği demeçte,'' Seçimlere katılan Sırplar Belgradın desteğine güvenemeyecekler.'' diyerek şöyle devam etti:'' Nüfusun sadece% 3ünün katılması, seçimlerin meşruluğunu zedeler.
The National Security Advisor participates in meetings of the National Security Council(NSC)
Ulusal Güvenlik Danışmanı, Ulusal Güvenlik Konseyi toplantılarına katılır ve genellikle İlke Komitesi toplantılarını Dışişleri
The DPG actively participates in communication between physics and the general public with several popular scientific publications and events such as the"Highlights of Physics" which is an annual physics festival organized jointly by the DPG and the Federal Ministry of Education and Research.
DPG aktif Böyle DPG ve Eğitim ve Araştırma Federal Bakanlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen yıllık fizik festivalidir'' Fiziğin Highlights'' olarak fizik ve birkaç popüler bilimsel yayın ve etkinlikler ile genel kamuoyu arasındaki iletişimi katılır.
The government will provide interest-free loans to firms that participate in the program.
Hükümet programa katılan firmalara faizsiz kredi sağlayacak.
All who participate are responsible for the act.
Katılan herkes cinayetten sorumludur.
Even though you aren't participating… just for fun.
Tek sen değilsin… eğlenmek için katılan.
They don't want to let me participate.
Benim katılmama izin vermiyorlar.
Tom didn't have to participate.
Tom katılmak zorunda değildi.
That's because Bryce would never let me participate.
Çünkü Bryce Katılmama izin vermezdi.
Participate how?
Nasıl katılacağız?
We're not participating in that.
Bunun bir parçası olmayacağız.
Thank you for letting me participate.
Katılmama izin verdiğin için teşekkür ederim.
She doesn't wanna participate.
Rosa katılmak istemiyor.
Results: 40, Time: 0.0904

Top dictionary queries

English - Turkish