Examples of using Yer in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Barda rezervasyonsuz gelenler için yer ayır.
Mükemmel. Resim yapmayı en sevdiğim yer buradan çok uzak değil.
Hapis de bir yer. Zehirli iğneyle infaz da tatil paketinin bir parçası.
Temiz yer, kirli kalp.
Yer, dünyanın gökyüzü veya denizden ayrı yüzeyi.
Saçmalama.- Benden daha fazla yer gördüğün kesin.
Bir depo veya bina kimsenin bakmayacağı bir yer.
Ne? Hani uçakta yer değiştirdik ya?
O yer artık senin yanın değil, değil mi?
Bir keresinde yer temizleyici içmiştim.
Burası her şeyin başladığı yer. -Bak.
Ama siz ikiniz yine de sadece o zamana dek yer değiştirmelisiniz.
Yer fırçaları.- Saç fırçaları.
Burası her şeyin başladığı yer. -Bak.
Yıl boyunca yer temizleyicisini koklamak beyne kötü şeyler yapıyor.
Saklanmak için başka yer bulmalısın.
Burası her şeyin başladığı yer. -Bak.
Peki ilk olarak yer hareketleri ile başlıyoruz.
Şimdi bu gece için münasip bir kostüm alabileceğim yer bulmalıyım.
Burası herşeyin başIadığı yer. -Bak.