PARTICLES in Turkish translation

['pɑːtiklz]
['pɑːtiklz]
parçacıklar
piece
track
item
fragment
song
bit
shard
particle
component
slice
partikülleri
particle
particulate
zerrecikleri
atom's weight
atom's
least bit
bit
speck
iota
modicum
whit
even less
jot
tanecikler
one
three
two
of them
have
four
get
only
0
1
parçacıkları
piece
track
item
fragment
song
bit
shard
particle
component
slice
parçacıkların
piece
track
item
fragment
song
bit
shard
particle
component
slice
parçacık
piece
track
item
fragment
song
bit
shard
particle
component
slice
partiküller
particle
particulate
partiküllerin
particle
particulate
partiküllerini
particle
particulate
tanecikleri
one
three
two
of them
have
four
get
only
0
1
zerrecikler
atom's weight
atom's
least bit
bit
speck
iota
modicum
whit
even less
jot
zerreleri
atom's weight
atom's
least bit
bit
speck
iota
modicum
whit
even less
jot
taneciklerin
one
three
two
of them
have
four
get
only
0
1
zerreler
atom's weight
atom's
least bit
bit
speck
iota
modicum
whit
even less
jot

Examples of using Particles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cos the particles are inert.
Çünkü tanecikler durağan.
Them. Particles.- Catch the particles.
Zerrecikleri. Onları. Zerrecikleri yakalamaya.
Faraday recognized that the color was actually due to the miniature size of the gold particles.
Bileşiğin renginin altın taneciklerin küçük boyundan kaynaklandığını ilk anlayan Faraday olmuştur.
Heavy particles will roll down and remain at the heaviest part.
Ağır zerreler düşecekve en ağırları kalacak.
These particles are small and solitaryalso in space.
Bu zerrecikler ufak ve yalnızve aynı zamanda uzaydalar.
You're getting nut particles all in the air!
Fıstık zerreleri saçıyorsun havaya!
Their typically loose, moist lips are said to assist in trapping scent particles.
Gevşek ve ıslak dudaklarının da aynı şekilde koku partiküllerini yakalamaya yardımcı olduğu düşünülür.
it cools and water particles freeze.
soğur ve su tanecikleri donar.
superluminal particles.
ışıktan hızlı tanecikler.
Catch the particles. Them. Particles.
Zerrecikleri. Onları. Zerrecikleri yakalamaya.
Heavy particles will roll downand remain at the heaviest part.
Ağır zerreler düşecekve en ağırları kalacak.
All the particles, everything.
Bütün zerrecikler, herşey.
The way the barrier was protecting the omicron particles almost suggests we were entering a vital organ.
Bariyer, çok önemli bir organın omikron partiküllerini koruduğunu gösteriyor.
In fact, you can't see the light because the dust particles are so small.
Aslında, çok küçük toz zerreleri yüzünden ışığı göremiyoruz.
Healing particles secured for our new Ghost friend. Okay.
Tamamdır. Yeni Hayalet dostumuz için iyileştirme tanecikleri alındı.
Catch the particles. Them. Particles.
Onları. Zerrecikleri. Zerrecikleri yakalamaya.
Micro particles from the exhausts settle everywhere.
Egzozlardan çıkan mikro zerrecikler her tarafa yayılıyor.
Mr. Kim, are you showing omicron particles in these currents?
Bay Kim, bize girdabın omikron partiküllerini gösterebilir misiniz?
Okay. Healing particles secured for our new Ghost friend.
Tamamdır. Yeni Hayalet dostumuz için iyileştirme tanecikleri alındı.
Particles. Them.- Catch the particles.
Onları. Zerrecikleri. Zerrecikleri yakalamaya.
Results: 1970, Time: 0.0558

Top dictionary queries

English - Turkish