PILLARS in Turkish translation

['piləz]
['piləz]
sütunları
column
pillar
pylon
direk
straight
directly
just
right
pole
mast
post
pillars
pillars
dayanak
basis
FULCRUM
pillars
foundation
anchor
grounds
support
baseline
kolonlar
colon
column
pillar
kolonla destekleniyor
temeldir
basic
fundamental
main
base
essential
ground
elementary
primary
core
foundation
sütunlar
column
pillar
pylon
sütunlara
column
pillar
pylon
sütun
column
pillar
pylon
direği
straight
directly
just
right
pole
mast
post
pillars
direkleri
straight
directly
just
right
pole
mast
post
pillars
direklerini
straight
directly
just
right
pole
mast
post
pillars
dayanağıdır
basis
FULCRUM
pillars
foundation
anchor
grounds
support
baseline

Examples of using Pillars in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Where rapists become the pillars of the community.
Tecavüzcülerin toplumun direği hâline geldiği bir dünya.
Portland stone pillars, Mr. Shine.
Sütunlar Portland taşından, Bay Shine.
Four pillars, there's your kidnapped cardinals.
Dört sütun, sizin kaçırılan kardinalleriniz.
Go up the pillars.
Sütunlara tırman.
Thank you, lord… For the twin pillars of civilization.
Uygarlığın iki direği için. Teşekkürler.
The pillars of heaven tremble And are astonished at his rebuke.
Göklerin direkleri sarsılır, Şaşkına dönerler O azarlayınca.
Four pillars, there's your kidnapped cardinals.
Dört sütun, bunlar kaçırılan kardinalleriniz.
Four pillars, there's your kidnapped cardinals.
Dört sütun, sizin kaçırıIan kardinalleriniz.
These pillars are all that remain of a plateau where dinosaurs once roamed.
Bu sütunlar bir zamanlar dinozorların gezdiği platoların kalıntısı.
Get to the pillars! Let's go.
Sütunlara ulaş. Gidelim.
The pillars of family, virtue, property, patriotism.
Aile, ahlak, mahremiyet, vatanseverlik direkleri.
Four pillars of a solid human foundation.
Sağlam insanın dört temel direği.
testing breakaway signpost pillars.
kopan levha direklerini deniyordum.
There's your kidnapped cardinals. Four pillars.
Dört sütun, bunlar kaçırılan kardinalleriniz.
Ironhide! Follow us to the pillars.
Ironhide! Sütunlara kadar bizi takip edin.
Lets move on… And see what other pillars of Gobeklitepe exhibit other human imagery.
Devam edelim… evet bakalım Göbeklitepedeki diğer sütunlar başka hangi insan görüntülerini sergiliyor.
Pillars of the ouch.
Ouch direkleri.
Thank you, Lord,… for the twin pillars of civilisation.
Teşekkürler Lord, uygarlığın iki direği için.
I firmly hold its pillars. Selah.
Ben pekiştireceğim onun direklerini. _iSela.
There's your kidnapped cardinals. Four pillars.
Dört sütun, sizin kaçırıIan kardinalleriniz.
Results: 259, Time: 0.0769

Top dictionary queries

English - Turkish