PLAYING DEAD in Turkish translation

['pleiiŋ ded]
['pleiiŋ ded]
ölüyü oynamak
ölü numarası

Examples of using Playing dead in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When that's not an option, I would advise playing dead just like that.
Eğer böyle bir seçenek yoksa size ölü taklidi yapmanızı tavsiye ederim tıpkı bunun gibi.
He was commanding it on his belly when we found him, playing dead! Commander?
Onu bulduğumuzda yüzüstü yatmış, ölü taklidi yaparak komuta ediyordu! Komutan?
He was commanding it on his belly when we found him, playing dead! Commander?
Ölü taklidi yaparak komuta ediyordu! Komutan? Onu buldugumuzda yüzüstü yatmis?
And if you did something else, like playing dead in the water, they paid you more.
Size daha fazla para veriyorlardı. Başka bir şey daha yaparsanız, mesela suyun içinde ölü taklidi.
if you did something else, like playing dead in the water.
mesela suyun içinde ölü taklidi.
Chanel also holds the world record for"longest time playing dead", so I'm just saying maybe someone should check on Chanel.
En uzun süre ölü taklidi yapma rekoru da Chanele ait. Yani belki birileri Chaneli bir kontrol etmeli.
Playing dead so I would see how much people love me was a splendid idea, dear Iznogoud!
İnsanların beni ne kadar sevdiğini görmek için ölü taklidi yapmak şahane bir fikirdi, sevgili Iznogoud!
Playing dead Stacey was bigger than being homecoming queen, but I was trying to bury my suicide stigma, not advertise it.
Ölü Stacey'' i oynamak, balo kraliçesi olmaktan daha büyük bir olaydı ama zaten intihar damgamı gömmeye çalışıyordum onun reklamını yapmayı değil.
Now, if your attacker is willing to defile a corpse, you better stop playing dead right away and just make it known that you're alive.
Şimdi, Saldırganınız cesedinize sulanırsa, bir an önce ölü taklidi yapmayı bırakmalısınız ve yaşadığınızı bilmesini sağlayın.
They were playing dead.
Ölü taklidi yapıyorlarmış.
He was playing dead.
Ölü taklidi yapıyordu.
He's playing dead.
Ölü taklidi yapıyor.
They're playing dead.
Ölü numarası yapıyorlar.
I'm playing dead hare.
Ölü tavşan rolü yapıyorum.
It's just playing dead.
Sadece ölü taklidi yapıyor.
Because you were playing dead.
Çünkü ölü taklidi yapıyordun.
We were just playing dead.
Sadece ölü numarası yapıyorduk.
While he's playing dead?
Ölü taklidi yaparken mi?
Thanks for not playing dead.
Ölü numarası yapamadığınız için sağ olun.
Why is he playing dead?
Niye ölü rolü yaptı?
Results: 870, Time: 0.0399

Playing dead in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish