POOR DEAR in Turkish translation

[pʊər diər]
[pʊər diər]
zavallı canım
zavallım
poor
oh , poor baby
oh , poor sweet
zavallı sevgili
poor dear
sevgili zavallı
poor dear
zavallı tatlım
poor sweet
poor darling
sad dessert
zavallıcık

Examples of using Poor dear in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My poor dear little sister.
Benim zavallı, sevgili küçük kardeşim.
You're homesick, aren't you? You poor dear.
Ev hasreti çekiyorsun, değil mi? Zavallısın canım.
You poor dear. You're homesick, aren't you?
Ev hasreti çekiyorsun, değil mi? Zavallısın canım.
The poor dear thinks she's going home today.
Zavallı yavrucak bugün eve gideceğini sanıyor.
When your poor dear Mama was alive,
Sevgili talihsiz anneniz hayattayken Kellynchte ölçülülük
Get yourself a sandwich. Poor dear.
Vah zavallı. Al şu parayı, sandviç ye.
Poor dear. Get yourself a sandwich.
Vah zavallı. Al şu parayı, sandviç ye.
Poor dear, you work so hard!
Vah zavallı. Çok çalışıyorsun!
I'm tired, Mum. Oh, my poor dear.
Ah canım, kıyamam. -Yoruldum anne.
You poor dear.
Vah zavallım benim.
Poor dear. Get yourself a sandwich.
Al şu parayı, sandviç ye. Vah zavallı.
Get yourself a sandwich. Poor dear.
Al şu parayı, sandviç ye. Vah zavallı.
In a manner which would make your poor dear mother proud of you.
Seninle gurur duymasını sağlayacak şekilde davranacaksın. Eminim sevgili bahtsız annenin.
The poor dear looked so upset about breaking the news I wanted to tell him I was going away anyway, but I.
Zavallı sevgilim haberi verirken çok üzgün görünüyordu ona kendimin de gideceğini söylemek istedim ama yine de.
Poor dear, he's not at all well,
Zavallım, hiç iyi
He's not at all well, but he will go to all these parties. Poor dear.
Zavallım, hiç iyi değil, ama tüm bu eğlencelere gidecek.
Twas in that very chair my poor dear mother used to sit when I was a little girl.
Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.
Poor dear man, he still hasn't learned how to throw a decent dinner party.
Sevgili zavallı adam, bu saygın akşam yemeği partisinden nasıl sepetlendiğini hala öğrenemedi.
How to throw a decent dinner party. Poor dear man, he still hasn't learned.
Nasıl sepetlendiğini hala öğrenemedi. Sevgili zavallı adam, bu saygın akşam yemeği partisinden.
Just think if my poor dear Charlotte and our child had survived.
Düşünsene eğer benim zavallı sevgili Charlotteım ve çocuğumuz yaşasaydı, Bu gösterişli hollerde yaşayan ben olurdum.
Results: 54, Time: 0.0481

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish