PREVENTATIVE in Turkish translation

[pri'ventətiv]
[pri'ventətiv]
önleyici
preventive
inhibitor
dampener
preventative
preemptive
pre-emptive
retardant
prophylactic
suppressant
will prevent
koruyucu
protective
guardian
foster
protector
patron
hazmat
preservative
trustee
preventive
prophylactic
engelleyici
blocker
inhibitor
obstructionist
obstructive
preventative
to block it
bir önlem
precaution
measure
action
countermeasure
preventative

Examples of using Preventative in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They cling to women's benefits, like cheap insurance, maternity leave, preventative leave, while seizing for themselves those of men.
Kadınların ayrıcalıklarına yapışıp kalıyorlar;… tıpkı ucuz sigorta gibi. Erkeklere karşı kendilerini tutarlarken annelik gidiyor.
Now, I appreciate you taking preventative measures so as not to pass on whatever sick scurvy you may carry on to her.
Artık nasıl bir hastalık taşıyorsan ona da bulaştırmamak için önleyici tedbir almanı takdir ediyorum.
A number of preventative measures are recommended, including avoiding straining while attempting to defecate, avoiding constipation and diarrhea either by eating a high-fiber diet and drinking plenty of fluid or by taking fiber supplements, and getting sufficient exercise.
Dışkılamaya çalışırken ıkınmaktan kaçınma, yüksek lifli gıdalarla beslenerek ve bol sıvı ya da lif takviyesi alarak ve yeterince egzersiz yaparak kabızlık ve ishali önleme gibi çok sayıda önleyici tedbir önerilmektedir.
and thirdly, preventative care has made satisfactory achievements,
üçüncü olaraksa, önleyici bakımda tatmin edici başarılar elde edilmesine karşın,
If there is a change in the mandate, Stamboliski said, Macedonia would need a NATO mission similar to the UN Preventative Development Force(UNPREDEP). Around 1,000 UNPREDEP soldiers were sent to Macedonia in 1993 by the UN to observe
Stamboliski görev tanımında bir değişiklik olduğu taktirde ülkesinin BM Önleyici Geliştirme Gücü( UNPREDEP) benzeri bir NATO misyonuna gereksinim duyacağını söyledi.
HIV vaccine development because for the first time ever, there is evidence that HIV vaccine has preventative efficacy.
zira ilk defa HIV aşısının önleyici etkinliğe sahip olduğuna dair elimizde kanıt vardır.
may be performed as preventative measures only, not to improve
bitkilerin büyümesini iyileştirmek amacıyla değil, yalnızca önlem olarak uygulanabilir;
You're in preventative detention.
Siz önleyici gözaltı konumundasınız.
That's more preventative medicine.
Bu benim önleyici ilacım.
I don't do preventative medicine.
Önleyici tıp benim alanım değil.
I don't do preventative medicine.
Koruyucu sağlık benim işim değil.
it is the finest preventative.
en iyi korunma yöntemidir.
There's no preventative treatment for what you have.
Hastalığınızı önleyecek bir tedavi yok.
By"preventative measures", do you mean targeted killings?
Engelleyici önlemler'' derken hedefleyerek öldürmeyi mi kastediyorsunuz?
To protect the dinosaurs on Isla Nublar.- Take preventative action.
Nublar Adasındaki dinozorları korumayı engelleyici kararlan alındı.
To protect the dinosaurs on Isla Nublar.- Take preventative action.
Nublar Adasındaki dinozorları korumayı engelleyici kararlar alındı.
Society must try to find a preventative to violence and I agree.
Toplum şiddete karşı bir önlem bulmalı, katılıyorum.
What's an antitoxin? It's a new kind of preventative medicine.
Antitoksin nedir? Yeni bir hastalık önleyici ilaç.
It's a new kind of preventative medicine. What's an antitoxin?
Antitoksin nedir? Yeni bir hastalık önleyici ilaç?
To protect the dinosaurs the US government on Isla Nublar. will take preventative action.
Nublar Adasındaki dinozorları korumayı engelleyici kararlan alındı.
Results: 128, Time: 0.0634

Top dictionary queries

English - Turkish