PUBLIC ENEMY in Turkish translation

['pʌblik 'enəmi]
['pʌblik 'enəmi]
public enemy
halk düşmanı
toplum düşmanı
kamu düşmanı
halk düşmanları
public enemyi
halk düşmanını
cemiyet düşmanı

Examples of using Public enemy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Everyone knows the public enemy No. 1 in our city.
Herkes, şehrimizin bir numaralı halk düşmanını gayet iyi tanıyor.
James Cagney plays public enemy number one. The Public Enemy.
James Cagney, bir numaralı halk düşmanı rolünde. Halk Düşmanları.
But politically conscious, like Public Enemy.
Politik bilince sahip… kolay İncinir, Public Enemy gibi.
That's why I'm here today. I hope to eliminate a public enemy.
O yüzden bu gün altınla buraya geldim bu halk düşmanını bertaraf etmeyi umuyorum.
You're public enemy number one, Monkey King.
En büyük halk düşmanısın, Maymun Kral.
You heard from Massive Attack, Public Enemy.
Halkın düşmanı, ağır saldırıdan haberiniz var mı.
Public enemy number one in the United States… is drug abuse.
Amerikanın en büyük halk düşmanlarından birisi uyuşturucu bağımlılığıdır.
Daredevil is our true public enemy. Believe me.
Daredevil gerçek halk düşmanımızdır. Bana inanın.
Believe me. Daredevil is our true public enemy.
Daredevil gerçek halk düşmanımızdır. Bana inanın.
The FBI's number one asset up against international public enemy number one.
FBIın en değerli varlığı… bir numaralı uluslararası halk düşmanına karşı.
You heard from Massive Attack, Public Enemy.
Ağır saldırıdan haberiniz var mı. Halkın düşmanı.
You make me public enemy number one?
Beni bir numaralı halk düşmanı mı yapıyorsun?
What, Public Enemy?
Neymiş, Devlet Düşmanı mı?
Galba was declared a public enemy and his legion was confined in the city of Clunia.
Galba, bir devlet düşmanı ilan edildi ve lejyonu Clunia şehrinde kuşatıldı.
A public enemy♪.
Bir halk düşmanı.
A public enemy That's in the eye of the scope♪[reporter] The night of his arrest.
Bir halk düşmanı Herkesin gözündeki yeri Tutuklandığı gece.
I'm the Public Enemy!
Halk düsmani oldum!
Public Enemy? What?
Neymiş, Devlet Düşmanı mı?
Bergmann has been put on trial: An economic parasite, unscrupulous, a public enemy.
Bergmann vicdansız bir ekonomik parazite, bir halk düşmanına değiniyordu.
Who do you think you are- Public Enemy Number One?
Sen kim olduğunu sanıyorsun? Bir Numaralı Halk Düşmanı mı?
Results: 191, Time: 0.0441

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish