PUMPING in Turkish translation

['pʌmpiŋ]
['pʌmpiŋ]
pompa
pump
plunger
xucker
pompalamayı
pump
pompalanıyor
pump
plunger
xucker
pompalanmaya
pump
plunger
xucker
pompalanması
pump
plunger
xucker
çalıştır
work
study
try
practice
workin
attempt
run
operating

Examples of using Pumping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Explosive gases into the basketballs. From the looks of it, this guy's pumping.
Patlayıcı gazlar pompalıyor. Görünüşe göre bu adam basket toplarına.
Guard! Tell Conley to resume pumping.
Conleye pompalamayı sürdürmesini söyle. Muhafız!
Bones buzzing, blood pumping.
Kemiklerin çıtırdaması, kanın pompalanması.
Jump in the shower and the blood starts pumping.
Duşa giriyorum ve kanım pompalanmaya başlıyor.
automatically started pumping air.
otomatik hava pompalamaya başladı.
The heart stops pumping blood. Death?
Kalp kan pompalamayı bırakır. Ölüm mü?
Warning! Warning! There's juice pumping into this box from somewhere.
Bir yerlerden depoya su pompalanıyor. Uyarı. Uyarı.
From what I can see she needs to do a lot of pumping.
Gördüğüm kadarıyla çok fazla pompalanmaya ihtiyacı var.
Yeah, but I think Ronnie's pumping him quite a different way.
Evet, ama sanırım Ronnie onu çok farklı bir şekilde pompalıyor.
get the blood pumping.
kanın pompalanması falan.
If he ever wants to quit pumping gas, I would take him on.
Eğer benzin pompalamayı bırakmak isterse onu tekneye alabilirim.
Warning! Warning! There's juice pumping into this box from somewhere.
Bir yerlerden depoya suyu pompalanıyor. Uyarı. Uyarı.
I would take him on. If he wants to quit pumping gas.
Eğer benzin pompalamayı bırakmak isterse onu tekneye alabilirim.
Enemy at the gates and all that. Blood pumping.
Kan pompalanıyor, kapıda düşman var falan.
Heart's stopped pumping.
Kalbi pompalamayı bıraktı.
You got the same blood pumping through both your hearts, ese.
İkinizin de kalbinde aynı kan pompalanıyor, ese.
The heart's stopped pumping.
Kalbi pompalamayı bıraktı.
Music pumping through my veins just like you.
Senin gibi damarlarımda müzik pompalanıyor.
Blood pumping.
Kan pompalanıyor.
Adrenaline's pumping.
Adrenalin pompalanıyor.
Results: 7033, Time: 0.0492

Top dictionary queries

English - Turkish