PURE EVIL in Turkish translation

[pjʊər 'iːvl]
[pjʊər 'iːvl]
saf kötülük
pure evil
evil , absolute evil
saf şeytanı
pure evil
saf kötü
pure evil
katıksız kötü
saf kötülüğün
pure evil
evil , absolute evil
saf kötülükten
pure evil
evil , absolute evil
saf kötülüğü
pure evil
evil , absolute evil
saf şeytan
pure evil
tamamen kötü
all bad
all evil
an entirely terrible
tamamen şeytani
katıksız şeytan

Examples of using Pure evil in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So that's what pure evil looks like up close.
Saf şeytan yaklaşıyor gibi görünüyor.
Whatever he's doing is pure evil.
Yaptığı şey her ne ise saf kötülükten ibaret.
But even the new management of Sony TriStar… could not contain the pure evil of… The Bloodening.
Sony TriStarın yeni kadrosu bile saf kötülüğü ortaya çıkartamadılar.
Pure evil.
Saf şeytan.
The reason being that Slugg is one hundred percent pure evil!
Nedeni, Slugın yüzde yüz saf kötülükten ibaret olması!
A few are just pure evil.
Az bir kısmı ise saf şeytan.
And what shrink calls somebody pure evil?
Ve nasıl bir psikaytrist birine saf şeytan diyebilir?
Pure evil only Casey Jones can face.
Saf kötülüğe sadece Casey Jones karşı koyabilir.
How about pure evil? Maybe we human creatures are inherently evil?.
Belki biz insanların özü kötüdür. Saf kötülük''?
Those are pure, pure, pure evil.
Onlar saf, saf, saf kötülüktür.
You let someone unwittingly kill themselves, pure evil.
Birinin, fark etmeden kendini öldürmesini sağlamak? Saf şeytanlık.
Pure evil.
Saf şer.
The book of pure evil gang.
Pure Evil'' kitabı çetesi.
Pure evil maybe?
Saf kötülük gibi mi?
Pure evil.
Sırf şer.
So you know that Apep is trying to release pure evil.
Apepin Saf Kötülükü serbest bırakmaya çalıştığını biliyorsun.
A seed of pure evil, nestled in his soul.
Saf bir kötülük tohumu ruhuna yerleşmişti.
That paradise you left behind? Pure evil?
Saf bir kötülük mü? Arkanda bıraktığın cennete yerleşebileceğimi düşünüyorum?
Pure evil? That paradise you left behind?
Saf bir kötülük mü? Arkanda bıraktığın cennete yerleşebileceğimi düşünüyorum?
Jerry refers to Newman as"pure evil" on more than one occasion.
Jerry, Newmanı'' saf şeytani'' bir kişilik olarak nitelendirir.
Results: 120, Time: 0.055

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish