GREAT EVIL in Turkish translation

[greit 'iːvl]
[greit 'iːvl]
büyük bir kötülük
great evil
a huge disservice
great disservice
big evil
büyük şeytan
great satan
great evil
great demon
big demon
büyük kötü
big bad
big evil
the great evil
a big naughty
major bad
büyük şeytani
büyük bir kötülüğü
great evil
a huge disservice
great disservice
big evil
büyük bir kötülüğün
great evil
a huge disservice
great disservice
big evil
büyük şerrin

Examples of using Great evil in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You bring great evil with you.
Yanında Büyük Bir Kötülük Taşıyorsun.
The Romans mystics prophesized the coming of a great evil.
Romalı gizemciler büyük bir kötülüğün yaklaştığına dair kehanette bulunmuştu.
There is great evil in this house.
Bu evde büyük bir kötülük var.
I remember a time when a great evil ruled these lands.
Büyük bir kötülüğün bu diyarlarda hüküm sürdüğü zamanı hatırlıyorum.
A great evil has arrived in the realm of the mundane. I… I don't understand.
Büyük bir kötülük dünyevi alanına ulaştı. Ben… anlamıyorum.
You have it in your power to prevent a great evil.
Şu an fırsatın varken doğacak büyük bir kötülüğün önüne geçebilirsin.
One day a great evil will come for it.
Bir gün, büyük bir kötülük onun için gelecek.
One day a great evil will come for it.
Bir gün büyük bir kötülük bunu almaya gelecek.
I don't understand… A great evil has arrived in the realm of the mundane.
Büyük bir kötülük dünyevi alanına ulaştı. Ben… anlamıyorum.
There is a great evil in our land.
Topraklarımızda büyük bir kötülük var.
One day a great evil will come for it.
Bir gün bunun için büyük bir kötülük gelecektir.
All five of you must work together as one to avert a great evil.
Büyük bir kötülüğe engel olmak için beşiniz birlikte çalışmalısınız.
We're talking about some great evil beyond imagining.
Hayal bile edemeyeceğimiz büyük bir kötülükten bahsediyoruz.
A great evil has been loosed upon the world.
Bir rivayete göre dünya büyük bir kötülüğe sürüklenmektedir.
No. An act of great evil in our world restores the balance.
No dünyamızda büyük kötülüğün bir hareket dengesini geri yükler.
You have to defend your soul against a great evil.
Büyük bir şeytana karşı ruhunu savunmak zorundasın.
And I will continue reading until I find this great evil.
Bu büyük kötülüğü bulana kadar da okumaya devam edeceğim.
When this great evil arrives, how many more will be hurt?
Büyük kötülükler yaklaşıyor, kaç kişi zarar görecek sence?
And you will know the great evil by the crescent it bears.
Ve o büyük kötülüğü, taşıdığı hilalden tanıyacaksın.
You are the great evil.
Büyük kötülük sensin.
Results: 104, Time: 0.046

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish