PURGING in Turkish translation

['p3ːdʒiŋ]
['p3ːdʒiŋ]
arınma
to purge
purify
cleanse
be absolved
temizleme
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
temizlenmesi
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent
tasfiye
liquidation
purge
clausewitz
liquidated
clearance
going-out-of-business
temizlemeye
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
arınmak
to purge
purify
cleanse
be absolved
arınmanın
to purge
purify
cleanse
be absolved

Examples of using Purging in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He also recommends purging, bleeding, blistering… No.
Ayrıca temizlemeyi, kan akıtmayı, kabarcık oluşturmayı tavsiye ediyor.
There's nothing a good purging won't heal.
Güzelce temizlersek bir şeyin kalmaz.
She died Purging.
Arınırken ölmüş.
An act of purging violence.
Arındırıcı bir şiddet eylemi.
No. He recommends purging, bleeding, blistering and.
Ayrıca temizlemeyi, kan akıtmayı, kabarcık oluşturmayı tavsiye ediyor.
If binging and purging were a crime,
Eğlence ve temizlik suç olsa,
The Vulcan purging of emotion.
Vulkanın duygulardan arınması.
drinking everything, purging.
Herşeyi içiyordu, temizleniyordu.
We're running a virus scan and purging the entire mainframe.
Bir virüs taraması yapıyoruz ve tüm ana bilgisayarı arındırıyoruz.
She's bringing peace to everyone purging all of their hate and anger.
O herkese barış getiriyor onları nefretten ve öfkelerinden arındırıyor.
Clearly, more people will be Purging this year than ever before.
Görünen o ki, bu yıl her zamankinden daha fazla insan Arınıyor olacak.
Nothing. Just purging myself, that's all.
Hiç, sadece kendimi temizliyorum, o kadar.
Purging itself of love and joy.
Kendini sevgi ve neşeden arındırmış.
I guess my question is now, you still think I should stop purging?
Sana soruyorum, hala kusmayı bırakmam gerektiğini düşünüyor musun?
And eat without purging.
Ve kusmadan yemek yiyebilecek.
We're human beings, Purging, as is our right as Americans.
Bir erkek olarak hakkımız olduğu gibi… arınan insanlarız.
What you purging, little nigga?
Ne, sen arınıyor musun küçük zenci?
For both of them, blood letting and purging are necessary.
Müshil ve hacamat her ikisi de gereklidir.
The purging is done by me.
O işlemi ben yapıyorum.
He gets to spend the rest of the trip purging hydraulic pumps.
Seyahatin geri kalanını hidrolik pompalarını temizleyerek geçirecek.
Results: 69, Time: 0.0489

Top dictionary queries

English - Turkish