RACING in Turkish translation

['reisiŋ]
['reisiŋ]
yarışı
race
competition
contest
compete
derby
yaris
race
yarışları
race
competition
contest
compete
derby
yarışa
race
competition
contest
compete
derby
yarışını
race
competition
contest
compete
derby
racingin

Examples of using Racing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And there's racing and highland games all day.
Ayrıca tüm gün yarışlar ve dağ oyunları olur.
A racing crab.
Yarışçı yengeç.
A lovely whore racing.
Bayılıyorum yarışçı orospulara.
As we come to the midway point in the first day's racing.
İlk gün yarışının orta noktasına geldiğimizde.
Is that not part of car racing?
Araba yarışlarından öyle olmaz mı?
And then we can talk racing… maybe.
Sonrasında yarıştan konuşabiliriz, belki.
I used to think nothing could be better than motorbike racing.
Hiçbir şeyin motosiklet yarışlarından daha iyi olamayacağını düşünürdüm.
Delvaux stopped racing some years ago. But I kept on.
Delvaux birkaç yıl sonra yarışlardan çekildi ama ben devam ettim.
He knows better than to spend all his money on horse racing.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.
I think I will stick with horse racing.
Sanırım at yarışlarıyla devam edeceğim.
But racing isn't all about luck.
Ama yarışta herşey şans değildir.
He had the maids and footmen playing Racing Demon and screaming the house down.
Hizmetçi ve uşaklara Yarışçı Şeytan oyunu oynatıp evi çığlıklara boğmuştu.
All's fair in love and racing.
Aşkta ve yarışta her şey mubahtır.
You want me to stop racing and you want to get out of the city.
Yarışlardan çıkmamı ve şehirden ayrılmayı istiyorsun.
You need money in the racing game.
Yarışlarda paraya ihtiyacın olur.
Are you interested in motor racing, George?
Araba yarışlarını sever misin George?
What matters is if we let racing change υs.
Önemli olan yarışın bizi değiştirmesine müsaade edip etmemek.
Racing has nothing to do with cars or drivers.
Yarışta önemli olan arabalar veya sürücüler değildir.
Mind you, I know goat racing is illegal in Woolloomooloo.
Keçi yarışının Woolloomoolooda yasa dışı olduğunu biliyorum.
All's fair in love… and derby racing.
Aşkta ve yarışta her şey mubahtır.
Results: 1836, Time: 0.0681

Top dictionary queries

English - Turkish