RAIL in Turkish translation

[reil]
[reil]
demiryolu
railroad
railway
rail
ray
rail
track
tren
train
railway
railroad
rail
parmaklığı
fence
bars
grates
handrails
tırabzanı
banister
railing
handrail
korkuluğuna
fear
horror
scary
terror
scare
fright
dread
awe
afraid
küpeşteyi
raylı
rail
track
trenle
train
railway
railroad
rail
parmaklığa
fence
bars
grates
handrails
raili
demiryolunu
railroad
railway
rail
rayına
rail
track
raylara
rail
track
treni
train
railway
railroad
rail
railin
parmaklığından
fence
bars
grates
handrails
tırabzana
banister
railing
handrail

Examples of using Rail in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All right, use the rail.
Tamam, tırabzanı kullan.
not holding the rail.
kolların açık, parmaklığı tutmuyorsun.
We are reassigning sales regions. With ship systems and rail products merging.
Tekrar belirliyoruz. Ship Systems ve Rail Productsın birleşmesi ile satış bölgelerini.
Hold the rail.
Küpeşteyi tut.
Bisping, did you see her on the Rail Slide? Oh my God!
Bisping, Ray Kaydırağında onu gördün mü? Tanrım!
The town is accessible by rail.
Şehre demir yolu ile erişilebilir.
Or don't. Grab the rail.
Ya da alma. Tırabzanı al.
We have an abandoned supercollider we're turning into a rail gun.
Raylı topa çevirdiğimiz terkedilmiş, süper çarpıştırıcımız var.
Forty rail and a hundred tie don't make a railroad.
Ray ve 100 bağlantıya demiryolu denmez.
They were expanding their rail capacity. Over in the kitchen before the open you said.
Borsa açılmadan önce mutfakta… demir yolu kapasitelerini artırdıklarını söylemiştin.
Hold the rail. This way.
Bu taraftan. Küpeşteyi tut.
I'm writing a book for rail passengers.
Trenle yolculuk yapan yolcular için bir kitap yazıyorum.
We have an abandoned supercollider we're turning into a rail gun.
Raylı topa çevirdiğimiz, terk edilmiş bir süper çarpıştırıcımız var.
Last rail gets laid tomorrow. Win or lose.
Kazansan da kaybetsen de son ray yarın döşenecek.
Over in the kitchen before the open you said they were expanding their rail capacity.
Borsa açılmadan önce mutfakta… demir yolu kapasitelerini artırdıklarını söylemiştin.
This way. Hold the rail.
Bu taraftan. Küpeşteyi tut.
You give me Liberty Rail, I will give you five of my best clients.
Sen bana Liberty Raili ver, ben de sana en iyi beş müvekkilimi.
Seven rail days east.
Trenle yedi günlük mesafede,
like buzzards on a rail fence.
böyle oturuyoruz, ray çitindeki sahinler gibi.
Not an animal to be tethered to a rail.
Parmaklığa bağlanacak bir hayvan değil.
Results: 510, Time: 0.0899

Top dictionary queries

English - Turkish