READY-MADE in Turkish translation

['redi-meid]
['redi-meid]
hazır
ready
set
up
prepare
instant
get

Examples of using Ready-made in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mrs. Finster has silk pieces ready-made.
Bayan Finsterın hazır ipekleri var.
Ready-made setup won't fit.
Hazır evlerde bunu yapamazsınız.
All the better. A ready-made bride.
İyi ya işte, hazır gelin.
We will buy'em ready-made.
Hendekleri hazır olarak satın alalım.
You can't buy ready-made dresses out here.
Burada hazır elbiseler satın alamazsınız.
Buy my handy little ready-made gadget here.
Kullanılmaya hazır durumdaki pratik aletimden satın alın.
Your sister's got a ready-made family there.
Kız kardeşin kendine hazır bir aile bulmuş.
We have a ready-made army here. The Thals.
Burada hazır bir ordu var, Thallar.
It's a fabulous story ready-made for hollywood.
Bu Hollywooda gitmeye hazır harika bir hikâye.
A ready-made wife and child to serve your needs.
İhtiyaçlarına hizmet edecek hazır bir eş ve çocuk.
Ready-made wife and child to serve your needs.
İhtiyacını karşılayacak bir kadın ve çocuk.
We have a ready-made army here. The Thals.
Elimizde hazır bir ordu var: Thallar.
We went to Paris to find a ready-made dress.
Parise hazır elbise almaya gittik.
They grow up and the dad gets them ready-made.
Büyüyecekler ve babaları hazırı bırakacak onlara.
And I won't provide some feel-good, ready-made solutions.
Ve İyi hissettiren hazır çözümlerden sunmayacağım.
I wish your daddy would buy some ready-made cigarettes.
Umarım baban biraz hazır sigara alır.
The knife found at the site wasn't ready-made.
Olay yerinde bulunan bıçak hazır değilmiş.
The Thals.-We have a ready-made army here.
Elimizde hazır bir ordu var: Thallar.
Chuck came ready-made from the Play-Doh fun factory of life.
Chuck, Oyun Hamuru yaşamın eğlence fabrikasından hazır olarak gelmişti.
Sand dunes are almost like ready-made buildings in a way.
Kum tepecikleri bir açıdan hazır yapılmış binalar gibidirler.
Results: 93, Time: 0.0373

Top dictionary queries

English - Turkish