REALLY RICH in Turkish translation

['riəli ritʃ]
['riəli ritʃ]
gerçekten zengin
really rich
are totally rich
real rich
çok zengin olmak
really rich
very rich
gerçekten zenginim
gerçek zenginlerin

Examples of using Really rich in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When I see these rich in magazines, I think… the really rich wouldn't be showing off in a magazine.
Dergilerde zenginleri gördüğümde… gerçek zenginlerin o dergilerde yer almayacağını düşünürüm.
If by any chance… If a really rich boy were to like In Ha, then what should I do about it?
Bir ihtimal, olur da… Gerçekten zengin biri In Hadan hoşlanırsa o zaman ne yapmam gerekir?
You know, I wonder what it's like to be, you know, really rich.
Biliyor musun, gerçekten zengin olmanın nasıl bir şey olduğunu merak ediyorum.
The really rich one who's easy to trick… I think she's pretty special, too. And when I think about that girl.
Ve kızlar hakkında düşündüğüm zaman… kandırması daha kolay olan gerçekten zengin kızlar… işte onlar her şeyden daha özeldir.
Like, this really rich brown color, like dung beetle blood once it's crushed up. You do.
Yapmalısın. Gübre böceği kanı bir kez ezilmiş gibi. Bu gerçekten zengin kahverengi renk gibiler.
You do. like dung beetle blood once it's crushed up. They're, like, this really rich brown color.
Yapmalısın. Gübre böceği kanı bir kez ezilmiş gibi. Bu gerçekten zengin kahverengi renk gibiler.
I just found out that my boyfriend is… is really rich, and there's no way his parents are gonna like me.
Erkek arkadasimin çok zengin oldugunu ögrendim ve ailesinin beni sevmesine imkan yok.
You can't get in there unless you're really rich Or you know somebody on the board.
Çok zengin değilsen ya da yönetim kurulunda birini tanımıyorsan kabul edilmeniz mümkün değil.
Buy everything on the black market. I have read that some really rich Arabs…!
Ben Arapların çok zengin olduklarını… ve her şeyin ticaretini yaptıklarını okumuştum!
who probably started out as military leaders or really rich landowners, took on a quasi-religious role.
çoğu askeri liderler ya da oldukça zengin arsa sahiplerinden gelme, yarı-dini bir role bürünüyorlar.
like, I grew up really rich.
Bende gerçekten çok zengin büyüdüm.
I heard they have, like, a really rich dad, and then that one tall dude is the other dude's uncle, and then, like, their grandpa is, like, the same guy.
Duydum ki, onların gerçekten zengin bir babası varmış. Ve uzun olan, diğerinin amcası. Ve onların büyükbabası aynı adam.
In which you had two teams of, like, really rich, white Americans battling for ownership… of a song that nobody on either side had really created. What followed was this completely absurd, like, sort of legal ritual.
Yasal ayine benzeyen o son derece absürt şey yaşandı. aslında her iki tarafın da yazmamış olduğu bir şarkı için savaştığı Ardından gerçekten zengin beyaz Amerikalılardan oluşan iki takımın.
In which you had two teams of, like, really rich, white Americans battling for ownership… What followed was this completely absurd, like, sort of legal ritual, of a song that nobody on either side had really created.
Yasal ayine benzeyen o son derece absürt şey yaşandı. aslında her iki tarafın da yazmamış olduğu bir şarkı için savaştığı Ardından gerçekten zengin beyaz Amerikalılardan oluşan iki takımın.
I practice law for 8 years, and we get really rich, and then I have 2 great kids.
ben sekiz sene avukat oIacağım… ve sonra çok zengin oIacağız, ve iki tane harika çocuğumuz oIacak.
I practice law for 8 years, and we get really rich, and then I have 2 great kids.
ben sekiz sene avukat olacağım… ve sonra çok zengin olacağız, ve iki tane harika çocuğumuz olacak.
I practice law for eight years… and we get really rich, and then I have two great kids.
ben sekiz sene avukat olacağım… ve sonra çok zengin olacağız, ve iki tane harika çocuğumuz olacak.
Really rich family.
Gerçekten de zengin bir aile.
Tom is really rich.
Tom gerçekten zengin.
I'm really rich.
Ben gerçekten zenginim.
Results: 440, Time: 0.0517

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish