RED LINES in Turkish translation

[red lainz]
[red lainz]
kırmızı çizgi
red line
red mark
red stripe
kırmızı çizgiler
kırmızı hatlar
red line
hotline
kırmızı çizgileri
red line
red mark
red stripe

Examples of using Red lines in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
True Path Party(DYP) leader Mehmet Agar also praised the government efforts, while recalling Turkey's"red lines" over Cyprus.
Doğru Yol Partisi( DYP) lideri Mehmet Ağar da hükümetin çabalarına övgüde bulunarak Türkiyenin Kıbrıs konusundaki'' kırmızı çizgilerine'' dikkat çekti.
However, the EU has"very definite red lines, and if they are crossed, we will not be able to participate.
Ancak Bildt, ABnin'' çok kesin kırmızı çizgileri olduğunu, ve bunlar aşıldığı takdirde katılamayacaklarını'' da belirtti.
There are red lines and there are red lines," he said."I think Erdogan and company understand very well that the current policy doesn't work,
Kırmızı çizgiler birbirinden farklıdır'' diyen yetkili şöyle devam etti:'' Erdoğan ve grubunun mevcut politikanın işe yaramadığını,
Simic said that"Belgrade knows full well what the red lines are in the dialogue with Pristina and that the Serbian
sorusuna ise Simiç,'' Belgrad, Priştine ile diyalogda kırmızı çizgilerin neler olduğunu çok iyi biliyor.
Miliband said London would not ask Pristina to sign"any document that violates its'red lines'", conditions Kosovo would find absolutely unacceptable.
ve Başbakan Haşim Taki ile görüşmesi sonrasında konuşan Miliband, Londranın Priştineden'' kırmızı çizgilerini aşan hiçbir belge'', Kosovanın tamamen kabul edilemez bulacağı hiçbir şartı imzalamasını istemeyeceğini söyledi.
a yellow doublet from sodium at 589.0 and 589.6 nm, and red lines from oxygen at 630.0
sarı çizgiden sodyum dubletinde 589.6 nm, ve kırmızı çizgiden oksijene 630.0
The red line is what is done in most nuclear reactors.
Bu kırmızı çizgi bütün nükleer reaktörlerde yapılan şey.
I lay there, watching the red line creep up my leg.
Bacağımın üzerinde sinsice ilerleyen kırmızı çizgiyi seyrederek orada yattım.
But this red line is the highest point of lift Custom.
Fakat bu kırmızı çizgi özel yapım asansörlerin en yüksek noktası.
See that red line?
Şu kırmızı çizgiyi görüyor musun?
The bear explained in the rules that the competition starts when that red line is crossed.
Ayı açıklamada kırmızı çizgi geçildiğinde yarışmanın başlayacağını söylemişti.
There has to be a red line for activists.
Aktivistlerin de bir kırmızı çizgisi olmalı.
Just follow that red line right to my new beach house.
O kırmızı çizgiyi, benim plajdaki evime kadar takip et.
That's the scale. The red line is obviously halfway to the pole.
İşin boyutu bu. Kırmızı çizgi tabii ki kutba yolun yarısı.
If they cross the red line while wearing one, they disintegrate.
Bunu takan biri kırmızı çizgiyi geçerse, un ufak olur.
A match with a red line through… I have been here for 30 minutes.
Üzerinde kırmızı çizgi olan kibrit… 30 dakikadır buradayım.
Gentlemen, follow the red line.
Baylar, kırmızı çizgiyi takip edin.
That's your path. All right? That red line.
Kırmızı çizgi ise gideceğin yol.
The race starts when somebody crosses the red line.
Birisi kırmızı çizgiyi geçtiğinde başlar.
That red line, All right? that's your path.
Kırmızı çizgi ise gideceğin yol.
Results: 41, Time: 0.0388

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish