REGULARLY in Turkish translation

['regjʊləli]
['regjʊləli]
düzenli olarak
regularly
on a regular basis
routinely
periodically
methodically
steadily
constantly
's a regular
religiously
systematically
sürekli
always
all the time
keep
constantly
continuous
continually
permanent
consistently
repeatedly
perpetual
sık sık
often
lot
frequently
constantly
regularly
muntazaman
regularly
on a regular basis

Examples of using Regularly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We want you to be part of the family and visit Cody regularly.
Biz senin ailenin bir parçası olmanı ve sık sık Codyi ziyaret etmeni istiyoruz.
He writes regularly. How's your guy?
Seninki nasıl? Sık sık yazıyor?
I have two other friends in the hospital whom I visit regularly.
Diğer iki arkadaşımı da sık… sık hastahanede ziyarete gidiyordum.
The contamination within a controlled area is normally regularly monitored.
Kontrol altındaki bir bölge içindeki kirlenme normal olarak düzenli görüntülenir.
Do you do-- Do you do yoga regularly?
Yani… Düzenli olarak yoga yapıyor musun?
Mr. Simpson, have you been flossing regularly?
Bay Simpson, düzenli bir şekilde diş ipi kullanıyor musunuz?
She regularly borrowed money from the victim
Devamlı kurbandan ödünç para alıyormuş
Well, he lent you money regularly, but you never paid him back.
Peki, devamlı size borç verirmiş, ama siz hiç ödememişsiniz.
You do it regularly.
Çok sık yapıyorsun.
Since then, the festival is organized regularly in the months of July or August.
Genelde Temmuz ve Ağustos aylarına denk gelen zaman zarfında düzenlenmektedir.
It regularly takes up residence in people's backyards and on their verandas.
Sürekli olarak insanların bahçelerini ve verandalarını mesken edinir.
You go regularly?
Aksatmadan gidiyor musun?
For instance, I shower regularly.
Mesela, düzenli bir şekilde duş alırım.
Mueller regularly released his grateful captives.
Muller, müteşekkir esirlerini düzenli bir şekilde serbest bıraktı.
I will email you regularly.
Sürekli olarak e-mail atacağım sana.
If you don't clean a boat regularly, then salt water just rots it.
Eğer tekneyi düzenli olarak temizlezsen, tuzlu su onu çürütür.
This is regularly several hundred parts per million.
Burada ise genellikle milyonda birkaç yüz molekül bulunur.
Are you doing this, like, regularly?
Bunu devamlı yapıyor musun?
They are regularly seen with fin whales.
Genellikle oluklu balinalar ile görülürler.
And we pray regularly.
Düzenli bir şekilde dua ediyoruz.
Results: 1020, Time: 0.049

Top dictionary queries

English - Turkish