GENELDE in English translation

usually
genelde
genellikle
çoğunlukla
normalde
often
sık sık
genellikle
sıklıkla
genelde
çoğunlukla
çoğu zaman
sıkça
çoğu kez
mostly
çoğunlukla
genelde
çoğu
daha çok
genellikle
en çok
özellikle
daha ziyade
büyük
generally
genellikle
genelde
genel olarak
çoğunlukla
typically
genellikle
tipik olarak
genelde
genel olarak
normalde
normally
normal
genelde
genellikle
aslında
most
en
çoğu
birçok
çok
mainly
çoğunlukla
daha çok
genelde
özellikle
genellikle
esas olarak
başta
genel olarak
başlıca
aslında
tend
genelde
eğilimindedir
meyillidir
ilgilen
bak
eğilimi
commonly
yaygın olarak
genellikle
genelde
olarak
sık
çoğunlukla
genel olarak
adıyla
bilinen
kullanılan

Examples of using Genelde in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Arada sırada olmamam gereken yerde uyurum ama genelde.
I do sleep where I'm not supposed to from time to time, but overall.
Aynı arabada sıkışmış iki insan genelde böyle yapar.
That's what two people do when they're stuck in a car.
Eh, siz kızlar kızdığınızda genelde çığlık atma eğilimindesinizdir.
Well, you gals do tend to do a lot of squealing when you get upset.
Evet, bana yalan söylendiğinde genelde öyle olurum.
Yes, I get that way when I'm lied to.
Benim gibi erkekler genelde böyle haberleri bilirler.
This is the kind of information a guy like me tends to know.
Büyükbabam doğru şeyi yapmanın genelde kolay olmadığını öğretti bana.
MY GRANDPA TAUGHT ME THAT DOING THE RIGHT THING USUALLY ISN'T EASY.
Ama genelde doğru olanı yapmak kolay değildir.
BUT DOING THE RIGHT THING USUALLY ISN'T EASY.
Genelde akşamları antrenman yaptığı için onu görürüm sanıyordum.
I JUST THOUGHT THAT I WOULD SEE HER'CAUSE SHE USUALLY WORKS OUT AT NIGHT.
Gordon genelde Heatherın erkek arkadaşlarından nefret eder.
Gordon tends to hate Heather's boyfriends.
Çünkü genelde çorba ve.
CAUSE USUALLY, IT'S LIKE SOUP AND.
Genelde onlar bana gelirler.
THEY USUALLY COME TO ME.
Bu genelde böyledir.
IT'S USUALLY HOW IT WORKS.
Genelde 2 kez anons ederler.
THEY USUALLY ANNOUNCE IT TWICE.
Evet, ben genelde böyle berbat şeylerden nefret ederim.
YEAH, AND I USUALLY HATE THAT KIND OF CRAP.
Ve hayran kitlesi de genelde genç ya da yetişkin kadınlardan oluşuyor. Çok cana yakın.
And her fan base tends to be either young or more adult women.
Genelde insanlar nerede olduğumu… değerli eşyaları kaybolunca merak eder.
USUALLY PEOPLE ONLY WORRY WHERE I AM.
Şey, bu genelde gerçek bir… beyne sahip olmayı gerektiriyor.
Well, as that tends to require actual brains.
Konuşurken genelde tükürür. Ürüne sorumluluk hakkında.
He tends to spit when he talks about products liability.
Demek istediğim, genelde en ucuz kadınlara ödeme yapılıyor.
What I mean is, the cheapest woman tends to be the one you pay for.
Genelde 2 kez anons ederler. Bekle.
WAIT. THEY USUALLY ANNOUNCE IT TWICE.
Results: 10929, Time: 0.0454

Top dictionary queries

Turkish - English