REGULARS in Turkish translation

['regjʊləz]
['regjʊləz]
müdavimler
regular
muvazzaf
regulars
staff commissioned
düzenli
regular
tidy
steady
neat
orderly
in order
methodical
organized
periodic
well-ordered
regulars
müdavimimiz
regular
muvazzafları
regulars
staff commissioned
müdavimlerimiz
regular
müdavimleri
regular
muvazzafların
regulars
staff commissioned
sıradan
ordinary
just
common
regular
average
normal
casual
mundane
simple
random

Examples of using Regulars in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're the kinda place where… We got regulars.
Müdavimlerimiz var. Bizim mekan neredeyse.
We have many regulars.
Pek çok müdavimimiz var.
Introduce you to some of my regulars.
Benim bazı düzenli müşterilerime gösterebilirim.
The disciplined Ottoman Regulars Send the Regulars..
Disiplinli Osmanlı muvazzaf askerleri Muvazzafları gönder.
Even the regulars at the restaurant are gone.
Restoranın müdavimleri bile gelmiyor.
We got regulars. We're the kinda place where.
Müdavimlerimiz var. Bizim mekan neredeyse.
We have many regulars. Quite good.
Oldukça iyi. Pek çok müdavimimiz var.
Send the Regulars. The disciplined Ottoman Regulars..
Disiplinli Osmanlı muvazzaf askerleri Muvazzafları gönder.
weeded out the skeezoids, had some generous regulars.
zamparaları ayıklardım. Düzenli cömert müşterilerim vardı.
I know the regulars.
Müdavimleri tanıyorum.
Quite good. We have many regulars.
Oldukça iyi. Pek çok müdavimimiz var.
And like all the locals… we have the regulars.
Ve tüm barlarda olduğu gibi… müdavimlerimiz var.
Area's taken a bit of a hit, but I have got my regulars.
İşler bölgeyi vurmadı değil ama düzenli müşterilerim var.
Send the Regulars. The disciplined Ottoman Regulars.
Muvazzafları gönder. Disiplinli Osmanlı muvazzaf askerleri.
That's all of the regulars, except… the leader.
Hepsi müdavimlerimizden, birisi hariç liderleri,
Feed it to your Regulars.
Onu muvazzaflarınıza anlatın.
The regulars are saying the Voice came down.
Müdavimlerim… Sesin buraya geldiğini söylüyor.
I'm not sure. I mean, these guys are my regulars.
Bu adamlar benim müdavimlerim. Emim değilim.
While we cobble together bounties for our regulars. The Congress will never approve intelligencer salaries.
Kongre, muvazzaflarımız için bağış toplarken casuslara maaş verilmesini uygun bulmaz.
You know, you're starting to become one of my regulars.
Biliyor musun, müdavim müşterilerimden biri olmaya başlıyorsun.
Results: 111, Time: 0.0806

Top dictionary queries

English - Turkish