ROADKILL in Turkish translation

leş
reek
carrion
carcass
scavenger
filthy
stink
roadkill
skanky
stench
dead
hayvan leşi
yolda ezilmiş
yol kazası diye
yolda ölmüş hayvanlarım

Examples of using Roadkill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Like he had roadkill in his mouth!
Ağzında asfalt leşi varmış gibiydi!
Knew him, till someone turned him into roadkill.
Onu tanırdım, biri caddede ona çarpana kadar.
Granny Clampett picked up some roadkill.
Granny Clampett asfalt leşini almış.
Mortius bestia-- roadkill.
Mortius bestia. Ezilen bir hayvan.
We need a roadkill. Show everybody we're back in the game.
Oyuna döndüğümüzü göstermek için, bize bir kurban lazım.
Six months ago, this leg was roadkill.
Altı ay önce bacağın tamamen parçalanmıştı.
It smells like… roadkill. Yeah.
Şey gibi kokuyor… Leş gibi. Evet.
No whales, no roadkill.
Balina yok, ezilmiş hayvanlar yok.
Detective Roadkill.
Detektif Yoldaölen.
Well keep pushing or we're gonna be roadkill.
İttirmeye devam edin yoksa biz de asfalt leşi olacağız.
Roadkill cuisine is preparing
Asfalt leşi mutfağı araçların çarptığı
I'm allergic to whatever roadkill he used to make his tail out of.
onun kuyruğunda kullandığı hayvan leşine alerjim var.
I don't eat roadkill, I don't screw my relatives,
Yolda ezdiklerimi yemem, kendi akrabalarımı becermem ve özel otobüsten
Do you know the hours I have to work so that I can eat something better than roadkill?
Biliyor musun çalıştığım saatlerde asfalt leşinden daha iyi şeyler yiyorum?
To make those creepy Nativity scenes. Now he looks like that guy who used to collect roadkill.
Şimdiyse, yoldaki ölü hayvanları… toplayıp ürpertici sahneler çeken adamlara benziyor.
And I didn't just get off of no short bus. I don't eat roadkill, I don't screw my relatives.
Yolda ezdiklerimi yemem, kendi akrabalarımı becermem… ve özel otobüsten de inip gelmedim.
Next month, we will be living in a storm drain, drinking sewer water because Grant would have fired us. and eating roadkill to survive.
Gelecek ay kanalizasyon kanalında yaşarız, kanalizasyon suyu içeriz… ve hayatta kalmak için asfalt leşi yeriz… çünkü Grant bizi kesin kovar. Bunu yapabiliriz.
And eating roadkill to survive, because Grant would have fired us. Next month, we will be living in a storm drain, drinking sewer water.
Gelecek ay kanalizasyon kanalında yaşarız, kanalizasyon suyu içeriz… ve hayatta kalmak için asfalt leşi yeriz… çünkü Grant bizi kesin kovar. Bunu yapabiliriz.
a fancy car, And when you look at me, you probably just see some dumb redneck who likes to eat roadkill for breakfast and have sex with his cousins.
havalı bir arabam olmayabilir bana baktığında muhtemelen, kahvaltıda yolda ezdiği hayvanları yiyen ve kuzenleriyle cinsel ilişkiye giren aptal bir maganda görüyorsundur.
Who likes to eat roadkill for breakfast and have sex with his cousins. You know, I may not own a private plane or a fancy car, and when you look at me, you probably just see some dumb redneck.
Özel uçağım veya havalı bir arabam olmayabilir… bana baktığında muhtemelen, kahvaltıda yolda ezdiği hayvanları yiyen… ve kuzenleriyle cinsel ilişkiye giren aptal bir maganda görüyorsundur.
Results: 54, Time: 0.0726

Top dictionary queries

English - Turkish